sv

BİR ŞİİR-BİR MEKTUP /İLKNUR ARAL GÜLEMEK VE HAKAN YAKICI İŞBİRLİĞİ İLE

04 Şubat 2026 13:42

İLKNUR ARAL GÜLEMEK

Sevgili Mary

Gri Kalemler adında Türkçe yayınlanan bir e-derginin sayfalarında tesadüfen rastladığım şiirinizin daha ilk satırlarını okuduğum zaman anladım ki, kadın yüreğinin özü kaygıdır, anaç kaygılar; evlat için, eş için, kardeş için, ülke için, şimdi ve gelecek için.

Sıcak mıdır bir kadının anaç yüreği Mary, küle çevirir mi kıymetlilerine uzanan ehliyetsiz elleri!

Şiiriniz, şayet bir soru cümlesi ile başlamış olmasa idi, belki de hiç dikkatimi bile çekmeyecek ve şöyle bir göz gezdirip geçecektim o sayfayı. Fakat bir soru, bazen hiç umulmadık bir şekilde durduruyor anlık olağan akışı. Bu gibi durumlarda, katatonik hale yakın bir yerde duruyor ve düşünmeden edemiyor insan, yeterince büyük, koskocaman sorular sorabilsek zaman da durur mu acaba! Durması gereken şeyler de durur mu acaba! Diyorsunuz ki, “Yanlışlar nereden döner?” ve “Nereye gitmiş Bağdat’ın yolu?” Açıkçası, şiirinizde buradan öteye bir türlü gidemedim. Sonuna kadar okudum evet, hem de birkaç kere fakat baştaki, aslında birbirine bağlı bu iki soru ile bir türlü hesaplaşamadım.

Gösterdiğiniz yere bakmak o kadar zordu ki Mary!

Bağdat, alegorik olarak tüm yanlışlardan dönülen bir yer. Ham aklın, ışığına ve gölgesine kavuşup idrake dönüştüğü yer. Yalnız bir çocuğun duvarı; hani arkadaş bulamayınca şut attığı topu çocuğa geri veren duvar. Bağdat’ı bombaladılar Mary, yolları da belki özelleştirilip geçiş ücretli yapılmıştır. Duvara atılan toplar da geri gelmiyor, çarpıp çarpıp patlıyor toplar duvarda çünkü ya güvenlik gerekçesi ile çivili yapılıyor ya da çocuklar  hiç yaklaştırılmıyor artık arkadaş duvarlara.

Akıl, önü, patlamış toplarla dolu bir duvar artık, çocukların uzaktan baktığı!

Sevgili Mary, gördünüz mü, iki satırın ötesine geçemedim şiirinizde. Bağdat’a gidemedim. Duvarlardaki top patlatan çivileri de sökemedim fakat şiirinizle ısındım. Farkında değilmişim fakat sessiz bir kaygının ayazında üşüyormuşum. Anaç bir yüreğin ki şimdilik dağınık olsa da milyarlarca anaç kadında atıyor o yürek, belki bir gün, şiirinizde, ilk iki satırdan sonra gelen dilekleri çığlıklayan senkronize bir şarkıya dönüşür ve evrenin kulağına akar. Uyuşuk vicdanları sarsar, yüzyıllardır kış uykusunda yatan merhamete baharı haber verir!

Uyan ey uyan!

Sevgili Mary,

Birde şunu anladım, sanırım cevaplara o kadar odaklıyız ki soruların ve sorgulamaların kıymetini henüz tam olarak anlamış değiliz. Şiirinizin olduğu sayfadan, cebimde iki soru ile ayrılıyorum. Fakat bu sorulara yanıt aramaya değil, aldığım soruları büyütmeye, genişletmeye ve onlara başka sorular ekleyerek çoğaltmaya! Her insanın kendince bir anlam ve cevap aramak için çıktığı yola, şiirinizin işaret ettiği yönde, yeni sorular aramak ve bulmak için çıkıyorum..

Kim bilir, belki sanıldığının aksine, cevaplar değil, sorular ışık tutacak yolumuza..

Hoşça kalın Mary ve teşekkürler

HAKAN YAKICI

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

BİR ŞİİR-BİR MEKTUP /İLKNUR ARAL GÜLEMEK VE HAKAN YAKICI İŞBİRLİĞİ İLE

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”