‘SAYE’ GİBİ..
“Cehennem azabı içinde cenneti düşlemekten,
Kötülerin dünyasında iyilik beklemekten,
Vicdanını unutmuşlardan insaf dilemekten,
Bitmeyen umutlardan,
Ama hep üzülmekten
Yorulduk, çok yorulduk..” ️
Gündemimiz hep bulutsuzluk özlemi.. Yaşamın huzurlu anlarını mutsuzluklar içinde arayarak, puslu ufuklarda ara sıra beliren güneş ışığını yakalamaya çalışarak geçiyor zamanlar. Biz kovaladıkça aynı mesafede daima önümüzden giden, bazen de gitgide uzaklaşan, bir türlü erişilemeyen birer ütopyaya dönüşüyor tüm beklentiler ve değişmeyen gündemimiz içinde birer ağıta dönüşen dilekleri tekrarlayıp tekrarlayıp duruyoruz..
Belki zamanla bir şeyler değişir düşüncesiyle içimizde yeşerttiğimiz umut filizleri artık tohuma kaçtı. Umutsuzluktan umuda dönüşün virajı bir yerlerde var mı, bilmiyoruz ama şimdilik, yön değiştirmeden süregelen olguların bize düşündürdükleri de aynen devam ediyor ve biz de aynen yineliyoruz..
Ta ki, gün gelip sadece umudu değil, mutluluğu da dile getireceğimiz günlere ulaşıncaya değin..
️ “Efsaneye göre, dünyadaki her iyi dilek için kanatlarında bir tüy saklayan Saye, talihini değiştirmek istediği insanın yaşadığı yere, o tüylerden birini bırakırmış. Göğün yedi kat üzerinden, göz alıcı güzelliği ile süzülen o tüy, mekanın sahibinin talihini değiştirir, o yeri mutluluk, iyilik, güzellik ve berekete boğarmış. Yeryüzündeki iyi kalple dilenmiş her yeni dilekte de Saye’nin kanadında eksilen tüyün yerini yenisi alırmış.”
Saye gibi; varlığını, güzelliğini tüm cömertliği ile bizlere sunan bu alemde, mutluluğun bereketini eksik kılan bir şey varsa, tüm varlıklara karşı gönüllerde duyulması gereken, açılımı sevgi ve saygı olan o muhabbet hissi. İşte o yok artık. Yerini duyarsızlığın ve bencilliğin ağları sarmış durumda çünkü..
Yorum Yaz