
✨️
✨️”Neler yapılabilir blr gece vakti?
Kalemini geceye daldırıp bir şiir yazabilirsin mesela..
Yıldızları kullanabilirsin her satırın sonunda,
Satır aralarını ay aydınlatır,
Sana kelimeleri bulmak düşer..”
diyordu bu güzel mısralar, kimin yazdığını bilemediğim bir alıntıda..
Fakat bizim kelimelerimiz dönüp dolaşıp, “Uyumayacaksın, memleketin hali seni seslerle uyandıracak, oturup yazacaksın” moduna dayanıyor, Melih Cevdet Anday’ın dediği gibi..
Duygularımızı o güzelim şiir mısralarına dökemesek de, dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyoruz, içimizdeki fırtınalar ve yürek yangınlarıyla birlikte bitmeyen umut ve temennilerimizi..
Günlük yaşantı ile değildir derdimiz bizim. Yaşayıp gidiyoruz işte, her birimiz hayatın bir ucundan tutunmuş.. Hep sıradan sorunlarla, sıradan yaşamlardan ibaret olsaydı, adına hayat denilen bu olgu keşke.. Ama derdimiz göklerden büyük, denizlerden derin, “ne olacak bu milletin hali” iledir.
Evet, günlük hayatımız kusursuzdur görünüşte çoğu zaman.. Aslında derin sorunlar içermeyen, sadece ufak-tefek günlük kaygıların oluştuğu, hatta bazen onların bile olmadığı, sade, mutlu bir hayat.. Ve bizler bu şartlar altında, halimize her dem şükredecek şekilde dert üstü, murad üstü hissetmek isteriz kendimizi. Mutluluktan coşmak isteriz. Ama içimizde, derinliklerde öyle sızılar birikmiştir ki, o tam anlamıyla hissetmek istediğimiz gönül erincini bir türlü yakalayamayız. “Hayatımda bir sorun yok, ama neden tam olarak mutlu değilim?” diye düşünürüz..
Mutlu olmanın bir kişisel, bir de evrensel seçenekleri vardır diye düşünüyorum. Birinciye küçük mutluluklar, ikinciye büyük mutluluklar diyorum ben. Çünkü bana göre, mutluluk sadece kendimi ilgilendiren bir konu değildir. En mutlu, en huzurlu hissettiğim zamanlarda bile, hemen acı çeken insanlar gelir aklıma. Yüreğim sızlar. Kalbimde bir yer, usul usul kanar durur. Bu yüzden hep yarımdır mutlu hissedişlerim.
.. Ve işte bu yüzden o en büyük mutluluğu düşlerim daima; Kimsenin ağlamadığı, tüm doğanın tüm varlıklarıyla birlikte huzur içinde olduğu o en büyük mutluluğu..
Keşke sadece küçük mutlulukların peşine düşmeseydi insanoğlu.. Kendisi için dilediğini herkes için dileyebilmek, kendisine verdiği hakkı başkalarına da verebilmek, kendisini sevdiği kadar kendi dışındaki tüm varlıkları da sevebilmek olsaydı yaradılış harcı..
Ah, vicdanının önüne geçen hırslarını bir yenebilseydi insanoğlu, düşlediğimiz ve uğruna dünyayı cehenneme çevirdiğimiz cennetin, bu dünyada mutluluğunu yaşardık hep birlikte. Bundan daha öte blr ufuk, daha öte bir huzur olabilir mi?..
Öyle bir dünyada, “kalemimizi geceye daldırıp” dünyanın en güzel şiirlerini yazardık hep birlikte.. Hayat elimize hangi ucunu tutuşturmuş olursa olsun, her yanından huzur örtüsü bizleri sarıp sarmaladıkça, o büyük mutluluğa ererdik hep birlikte..
İşte bitmeyen umudumuz, tekrarlamaktan bıkmadığımız temennimiz.
Çünkü, Oğuz Atay’ın da dediği gibi; “acının şiddetli oluşu değil de sürekli oluşu yoruyor bizi”.. ve yine uyumadık bizler, “memleketin hali bizi seslerle uyandırdı ve oturup yazdık”, yazacağız, yazacağız… 🌠
(✍️İlknur)
Muhteşem bir yazı. Mutlu olmayı, umutları büyütmeyi beceremeyenlerin bizleri nasıl mutsuz kıldığını onun için yazmak gerektiğini ne güzel dile getirmişsiniz. Kaleminize, yüreğinize, emeğinize sağlık.
Çok teşekkür ediyorum Rıza Bey. Yorumunuzla değer kattınız. Sağolun. Saygı ve selamlarımla. 😊✨️🤍🙏🙏
Çok teşekkür ediyorum Rıza Bey. Yorumunuz değer kattınız. Sağolun. 😊✨️🤍🙏🙏
Çok teşekkür ediyorum Rıza Bey. Yorumunuz değer kattınız. Sağolun. 😊✨️🤍🙏🙏
VAKİTLERDEN GECE-İLKNUR ARAL GÜLEMEK
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co
“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”
Yorum Yaz