
Düşünmek zaman zaman iyi geldiği gibi, insanı boğmayı da bilir. Dört duvar arasında sıkışmış, soğuk soğuk terlerken sorguya çekildiğini düşündürebildiği gibi; gerçeklikten uzaklaştığını ve aslında her şeyin toz pembe olduğunu da düşündürebilir. Düşünmek, insanın bulunduğu duruma ve psikolojisine göre değişkendir.
Bazen gerçek dünyadan kaçarken çıkış anahtarı olarak gördüğümüz düşünce rüzgârı, bizi bilmediğimiz diyarlara savurur. Kim bilir, belki de aslında oraya ait olduğumuzu düşündürür. Bazen de düşünmek, düşüncelerimizle baş başa olduğumuz o odanın kapı aralığından da olsa dışarıda gerçekleşenleri görmek isteyebileceğimiz bir noktaya da gelebilir.
Konu burada dönüp dolaşıp kişinin kendisini tanımasına ve ne kadar bilinçli bir insan olduğuna geliyor. Kişisel özelliklerine bağlı olarak bulunduğu duruma hızlıca uyum sağlayabilen, adaptasyon sorunu yaşamayan biri; bağlandığı gerçekliğe ya da düşüncelerinin berraklığına kısa sürede alışabilir. Bu uyum, kişiyi anlık olarak rahatlatırken zamanla yıpratabilir de.
Çıkamadığı bu gerçeklik içerisinde aklını yitirebilirken, kendini kaptırdığı düşünceler arasında da kaybolabilir. Bir anda zihni düşüncelerle dolu, gözlerine adeta bir tiyatro perdesi inmiş gibi evin odalarını dolaşırken bulabilir kendisini. Bir bakmış ki artık onu güldüren bir film ya da bir şaka değil, kendi zihninde kurduğu düşüncelerdir.
Denge kurabilmek çoğu zaman psikolojik bir desteğe ya da doğuştan gelen bir yeteneğe ihtiyaç duyabilir. İnsanların düşüncelerini anlamak; parçası kayıp bir yapbozu tamamlamaya çalışmak, çıkışı olmayan bir labirentte yolu aramak ya da zifiri karanlık bir odada el fenerini bulmaya çalışmak kadar zor ve zahmetlidir.
Burada meseleyi, kişinin dışarıya yansıttığı psikolojik durum ve iç dünyası olarak ikiye ayırabiliriz. Buna iki ayrı gizemi çözmek de diyebiliriz. İnsanı anlamak, herkesin önce kendisini anlamasıyla başlasaydı belki de günümüzde psikoloji bu kadar karmaşık olmayabilir, daha yüzeysel kalabilirdi.
İnsan, yeryüzünde bulunan hiçbir canlıya benzemez. Bizi diğer canlılardan ayıran bu özellik, bir yandan bizi özel kılarken diğer yandan da düşünmeye sevk eder. Çünkü düşünmek, bazen kaçarken araladığımız bir kapı bazen de insanın kendi zihniyle verdiği bir mücadeleye dönüşür.
Düşünmek – İrem Günerkan
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co
“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”
Yorum Yaz