sv

Can GADİRLİ’nin Sunumuyla Yazar Söyleşisi: Eren GÜLER

16 Haziran 2026 20:00

Can GADİRLİ: Yeni bir Gri Kalemler yazar söyleşisine hoş geldiniz sevgili Gri Kalemler okurları! Ben sunucunuz Can GADİRLİ. Genç yaşta çevresine “İçin dökmek istiyorsan yaz.” Diyerek teşvik eden, özüne döndüğünde ise “Neden ben yapmıyorum?” sorununun etkisi üzerine öğretmen teşviki alan Eren GÜLER “Sesinle Soluklaşan Mısralar” adlı ilk şiir kitabıyla söyleşi konuğumuz. Eren dostum öncelikle hoş geldin, hazırsan ilk sorumla başlıyorum.

Eren GÜLER: Hoş buldum Can. Seninle edebiyat durağında rastlaşmak çok güzel.

Can GADİRLİ: Ben biraz bahsettim ama bir de senden duyalım: Seni yazıya iten şey ne oldu?

Eren GÜLER: Öncelikle şunu söylemek isterim ki benim yazıyla tanışmam çok küçük yaşlarda oldu. İlk başta hikâye sonrasında günlük daha sonrasında otobiyografik hikayeler derken kendimi şiirle bütünleştirdim. Ve beni yazıya iten etken yine kendim oldu. Nasıl, diye soracaksan da eğer yakın çevrem bana dertlerini yandığında onları dinledikten sonra “Sana iyi gelmiyorsa bir kâğıt bir kalem al ve içinden geçenleri yaz, öyle karar ver.” diyordum. Sonrasında bir gece kendimle baş başa kaldığım vakit kafamın içinde bir çocuğu labirentte kaybolmuş vaziyetteyken buldum. Ve sonrasında senin de dediğin gibi “Ben neden yapmıyorum” dedim ve içimi kâğıtlara dökmeye başladım. Böyle böyle yazıyla aramda kopmaz bir bağ oluştu diyebilirim. Yani kısacası beni yazıya iten yine benim kendim oldu.

Can GADİRLİ: Edebiyatla uğraşan ve görmeyi bilen herkes için hayat ilham pınarı gibidir. Peki senin ilham kaynakların nelerdir?

Eren GÜLER: Sorunu yanıtlamadan önce birkaç cümle söylemek isterim sevgili Can. Açıkçası benim şöyle bir avantajım vardı. Kitap fuarları hep yakın çevremde gerçekleşiyordu. Böylece ben de şair ve yazarlarla yakından tanışma fırsatını buluyordum. Bu şairlerin arasında Ahmet Telli, Şükrü Erbaş, Harun Tutuş ve daha niceleri bulunuyordu. Hepsiyle yakından konuşma fırsatı elde etmiştim. Özellikle şiiri bırakma perileri geldiğinde Şükrü (Erbaş) Hoca ile yolum kesişti ve bana dediklerinden sonra tekrardan kalemime sarıldım. Nereye geldiyse gitmeye özen gösterdim ve sorularımla bunalttım diyebilirim. Sonrasında aynı şekilde Harun Tutuş yine yoluma yoldaş oldu ve bana yardımcı oldu. Şimdi soruna gelmek gerekirse açıkçası benim ilham kaynaklarım adı geçen şairlerle yakın perspektifte bulunuyor oluşum. Tabii sadece onlarla sınırlı değil. Benim için en önemli ilham kaynağım içimde yaşadığım ve kimsenin bilmediği duygularım. Evet her ne kadar soyut bir şeymiş gibi dursa da duygular benim ilham kaynağım. Çünkü yazmış olduklarım, yazdığım ve yazacaklarım birer duygunun sonucudur. Bu nedenle ilham kaynağım duygularımdır.

Can GADİRLİ: Sesinle Soluklaşan Mısralar, şiir kitabından söz eder misin biraz?

Eren GÜLER: “Sesinle Soluklaşan Mısralar” benim ilk göz ağrım, ilk heyecanım ve ilk yenilgim. Her mısra bir insanın başka bir insanda bıraktığı sesin ve hatıranın izlerini anlatıyor. Bazı sesler zamanla uzaklaşır ama kaybolmaz. Onlar mısralarda yaşamaya devam eder. Şiirlerimde özlem, ayrılık, sevgi, ayrılık ve insanın kendi iç dünyasıyla konuşması yer alıyor. Aslında ilk kitabım olmasına rağmen her şiirim silinmeye yüz tutmuş bir duygunun yeniden hatırlanma çabasıdır.

Can GADİRLİ: Şiirlerinle buluşan insanlar randevu bitimi sana neler anlatıyorlar?

Eren GÜLER: Aldığım geri dönüşler çok fazla lakin birkaçını paylaşmam gerekirse: İlk defa şiir okuyan insanlar kendilerine hitap ettiklerini ve akıcı bulduklarını söylüyorlar. Bazı okurlar geçmişte yaşadığı olayı anımsıyor. Bazıları kendi içlerinde yarım kalmış unuttum deyip rafa kaldırdıkları duygularla karşılaştıklarını söylüyorlar. Açıkçası ben yazarken bu kadar sevileceğini ve bu denli güzel dönütler alacağımı tahmin edemiyordum.

Can GADİRLİ: Bu mısraları kaleme almadan evvel nasıl bir süreç izledin?

Eren GÜLER: bu mısraları kaleme almadan önce sessizliği dinledim. Sonra hatıraların kapısını araladım. Ama hemen yazmaya başlamadım; duyguların olgunlaşmasını bekledim. Notlar aldım, kelimelerle oynadım, birçok dizeyi defalarca sildim ve yeniden yazdım. Benim için şiir sabırla işlenen bir emektir.

Can GADİRLİ: Hikâye, roman ya da şiir fark etmeksizin yazı yazmak insanı duygusal açıdan zorlayan bazen yıpratan bir süreç. Peki sen duygusal anlamda hiç zorlandın mı?

Eren GÜLER: Oldu elbette Can. Bazı şiirlerim benim içimde tam kapanmamış yaralardan oluşuyor. Bazen bir mısra yazarken durmak zorunda kaldım. Çünkü kelimeler duyguyu taşımakta güçsüz kalıyordu. Ama tam da o zorlanma, şiiri şiir yapan etkendi.

Can GADİRLİ: Peki yazmanın sende bir sebebi var mı, neden yazıyorsun?

Eren GÜLER: En başta da söylediğim üzere yazmak benim iç rahatlamamdır. Ben yazıyorsam derin bir nefes alıyorumdur. Ben yazıyorsam içimdeki duygular yenileniyordur. Ben yazıyorsam güneş başka doğuyordur. Ben yazıyorsam içimdeki çocuk büyüyordur. Ve ben yazıyorsam o kalbimde tekrar canlanıyordur.

Can GADİRLİ: Söyleşimizi bitirmeden önce eklemek istediğin son bir şey var mı?

Eren GÜLER: Bu güzel söyleşi için sana çok teşekkür ederim. Çünkü senin de bildiğin üzere yazmak ve konuşmak insana iyi gelen iki şeydir. Söylemek istediğim son şey şudur ki; şiir, her zaman yüksek sesle konuşmaz. Bazen en derin anlamlar, en sessiz mısraların içinde saklıdır. Okuyan herkes kendi içinden bir parça bulsun isterim. Çünkü şiir yazanın değil okuyanındır. Ve en önemlisi hissetmekten vazgeçmeyin.

Can GADİRLİ: Hissetmekten vazgeçmeyin… Bu kadar naif aynı zamanda çarpıcı bir bitiriş cümlesi çok az duydum ya da okudum! Kalemine yüreğine sağlık Eren dostum, gittiğin bu şiir yolunda, edebiyat yolunda önün açık yolun aydınlık olsun! Bu esnada tabii ki çuvaldızı kendime de batıracağım. Senin ve benim gibi edebiyata sürüklenen genç arkadaşlarımızın sayısı azımsanamayacak nitelikte, her birimizin kalemi kılıçtan keskin olması dileğiyle!

Evet değerli Gri Kalem okuyucuları, bir yazar söyleşisinin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Söyleşi konuğumuz Eren GÜLER ile biraz şiirden biraz duygudan biraz da başımızdaki gençlik dumanında söz etmeye çalıştık. Er meydanı satırlar arası olan iki cengaver olarak umarız ki sizleri sıkmadan hoş bir söyleşi sunabilmişizdir. Ben sunucunuz ve genç yazarınız Can GADİRLİ bir sonraki yazar söyleşisinde görüşene kadar edebiyatla kalın esen kalın efendim!

 

Bu Eseri Paylaş:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

Can GADİRLİ’nin Sunumuyla Yazar Söyleşisi: Eren GÜLER

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”