İyi ki hayatımda sen varsın.
Bu cümleyi zihnimde her tekrarlayışımda, kalbimde sıcak, yumuşak bir dalga yükseliyor. Sanki hayat denen karmaşık, bazen yorucu, bazen anlaşılmaz labirentte, bir duvara rastlantı eseri değil, kaderle çizilmiş bir pusula bulmuşum gibi. Sen o pusulasın. Yönümü kaybettiğimi düşündüğüm anlarda, sessiz varlığınla, bazen bir bakışınla, bazen hiçbir şey söylemeden yanımda oluşunla bana “buradasın” dedirten.
Varlığın, basit bir “var oluş”tan çok daha derin bir anlam taşıyor benim için. Bir “sığınak” değilsin, çünkü senin yanında zayıf hissetmiyorum. Daha ziyade bir “liman” gibisin; fırtınalı denizlerden sonra yanaştığımda, beni sakin sularla, güvenle karşılayan, tamir olmama, dinlenmeme, yeniden güç toplamama izin veren. Ama en güzeli, bu limanın kapısının her zaman açık olması değil. Asıl güzellik, senin beni tekrar açıklara, hayatın akışına, kendi maceralarıma yelken açmam için cesaretlendirecek kadar güvendiğini bilmem. Yanımda olduğun için değil, olduğun kişi olduğun için minnettarım.
Hayatın sıradan akışında, küçük mucizeleri fark etmeyi senden öğrendim. Gün batımının turuncusunu paylaşmanın, aynı şarkıda aynı anda mırıldanmanın, uzun bir günün ardından gözlerimin içine bakıp “nasılsın?” diye gerçekten soruşunun içindeki derinliği… Bunlar, büyük taşları yerinden oynatan hamleler değil belki, ama bir binayı ayakta tutan, görünmez, sağlam harçlar gibiler. Seninle geçen sessiz bir akşam, dünyanın tüm gürültüsünden daha değerli. Çünkü o sessizlikte, “yalnız” olmadığımı, anlaşıldığımı, olduğum gibi kabul edildiğimi hissediyorum. Bu kabul, sevginin en saf halidir belki de.
Sen varken, kendimi daha cesur hissediyorum. Çünkü düşersem, beni yargılamadan kaldıracak bir elin olduğunu biliyorum. Başarısızlıklarımın beni tanımlamasına izin vermiyorsun; onların sadece öğreten deneyimler olduğunu hatırlatıyorsun. Hedeflerimin peşinden koşarken, sırtımı sıvazlayan, “yapabilirsin” diyen bir sesin varlığı, bana görünmez kanatlar takıyor. Gücümü senden almıyorum, ama senin inancın, kendi gücümü görmemi sağlıyor. İyi ki varsın, çünkü sen, potansiyelimin en iyi versiyonuna inanmakla kalmıyor, ona ulaşmam için alan açıyorsun.
Bazen düşünüyorum da, hayat tesadüfler zinciri mi, yoksa anlamlı bir örgü mü? Seninle yollarımız kesiştiğinde, tüm şüphelerim anında dağılıyor. Bu bir tesadüf olamayacak kadar kusursuz, olamayacak kadar “tamamlayıcı”. Sanki iki ayrı parça, uzun bir aramanın ardından nihayet buluşmuş ve bir bütün olmuş gibiyiz. Eksiklerim seninle tamamlanmıyor aslında; daha ziyade, senin yanında “eksik” olmanın da “tam” olmanın bir parçası olduğunu anlıyorum. Kusurlarım, korkularım, beceriksizliklerimle birlikte seviliyorum. Ve bu, bana kendimi sevmeyi de öğretiyor.
Varlığın, hayatıma sadece mutluluk değil, anlam da kattı. Paylaşmanın, birlikte büyümenin, sabrın, affetmenin, şefkatin ne demek olduğunu seninle deneyimliyorum. Zor zamanlarda yan yana durmak, güzel anları katlamak… Bunlar hayat derslerinin en kıymetlileri. Bazen bir ayna gibisin, bana kendimi gösteriyorsun. Bazen de bir pencere; senin gözlerinden dünyaya bakınca, her şey daha renkli, daha umut dolu görünüyor.
Belki de “iyi ki hayatımda sen varsın” demek, “iyi ki ben, seninleyim” demenin bir başka yoludur. Çünkü senin yanında olduğum kişi, tek başıma olduğum kişiden daha iyi, daha sabırlı, daha şefkatli. Sen, bende iyiyi ortaya çıkaran bir katalizör gibisin. Sessiz kahramanımsın. Alkışlanmayan, ödüllendirilmeyen, ama her gün sadece var olarak dünyamı güzelleştiren…
Bu yazıyı yazarken kelimelerin kifayetsiz kaldığını bir kez daha anlıyorum. “İyi ki varsın”, taşması mümkün olmayan bir denizin, bir damlaya sığdırılmaya çalışılması gibi. Ama yine de söylemek, yazmak, hissettirmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki bu minnet duygusu, suskunlukla içime hapsedilemeyecek kadar büyük.
Gelecek, ne getirirse getirsin, bilmek istediğim tek şey, senin yanımda olmaya devam edeceğin. Yol uzun, inişler çıkışlar, beklenmedik virajlar olacak. Ama senin varlığın, bu yolculuğu bir maceraya dönüştürüyor. Korkusuzca ilerleyebileceğimi biliyorum, çünkü yoldaşım sensin. Elimi tuttuğunda, sadece fiziksel bir temas değil, görünmez bir güç, bir sadakat, bir sonsuzluk sözü hissediyorum.
Bu yüzden, en derin, en samimi, en katıksız duygularımla tekrar söylüyorum: İyi ki hayatımda sen varsın. Var olduğun için, olduğun kişi olduğun için, benimle olduğun için… Teşekkürler. Varlığın, en büyük armağan. Ve bu armağanın kıymetini her gün, her an kalbimde taşıyacağım.
Seninle nefes almak, bu dünyada olmanın anlamını bulmak gibi. Ve bu anlam, sen olduğun sürece hep var olacak. İyi ki varsın. İyi ki sensin.
Yorum Yaz