sv

YA SENSEN-ZEHRA YAVAŞ

07 Şubat 2026 12:11

YA SENSEN

Düşünceler zihnimden, bir trenin camından dışarıyı izler gibi akıp gidiyor. Ancak başımı dayayabileceğim bir pencere yok. Ayaklarım dar kaldırımda yankılanırken, önümde ağır adımlarla ilerleyen insanların arkasına takılmış olmak canımı sıkıyor. Sanki bir lokma kuyruğunda bekliyormuşum gibi hissediyorum. Bu sırada, zaman beni geride bırakıp hızla uzaklaşıyor. Önümdekilerin ağır adımlarından sıyrılır sıyrılmaz kendimi caddeye atıyorum, bir daha karşılaşmamak için.
Telefon çalıyor. Yine olmadık bir anda. Çantam karanlık bir kuyu gibi; elim dalıp duruyor ama bulamıyorum. “Boş ver,” diyorum kendi kendime, “Kim ararsa arasın.”
Ya sensen?
Bu düşünce beynimde yel değirmenleri gibi dönüyor. Tenha bir köşeye çekiliyorum ve çoktan susmuş olan telefona ulaşabiliyorum sonunda. Sekiz yüz ellili bir numara. Numarayı engelleyip, telefonu yeniden kuyuya savuruyorum. Bir daha bakmamaya kararlıyım. Ama telefon tekrar çalmaya başlıyor.
Ya sensen?
Tüm gün telefonun sesi dinmiyor. Çoğu gelen şey mesaj. Kimseye vakit ayıracak durumda değilim, bahaneler uydurarak kısa cevaplarla geçiştiriyorum hepsini. İşlerim yoğun ve düzenim, gelen her mesajda biraz daha bozuluyor. Camı tıklatan ağaç dalıyla asansörün kımıldarken çıkardığı o keskin ses birleşip üstüme gelen bir kartopu gibi ağırlık bırakıyor. Nihayet ayağa kalkıp pencereye yöneliyorum. Telefon yine bipliyor ama bakıp bakmama arasında gidip geliyorum. Masaya geri dönüyorum, çantama yönelip sigara paketini çıkarıyorum. Azaltmalıyım; ama nasıl? Sigarayı dudaklarımın arasına yerleştirip telefonu da cebime sıkıştırıyorum. “Ağaç dalı, beni içeri al,” der gibi ısrarla cama vuruyor. Çakmağı üçüncü denemede ateşleyebiliyorum ve kırmızı köz anlık bir parıltıyla camda belirip, ardından kayboluyor. Pencereyi aralıyorum ve duvar dibindeki sandalyeye  ilişiyorum. Kısa bir sessizlik bulmuşken aklımın köşesinde telefonun bip sesi yankılanıyor. Tereddütle cebimden çıkarıyorum telefonu. “Kim bu münasebetsiz?” diye söylenirken ekrana gözüm takılıyor.
Rüzgâr usulca kesiliyor, yağmur ipil ipil dökülmeye başlıyor. O rahatsız edici ağaç dalı pencereden çekilmiş. Şimdi dallarında bir serçe konmuş bekliyor; dumanı üflerken gözlerim ekranın satırında “Yazıyor” kelimesine dikili. Zaman merhaba kelimenle genişliyor.

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

YA SENSEN-ZEHRA YAVAŞ

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”