
YALANCI
Yalan söylüyor hem de kendine. Şaşkınlıkla izliyorum. “Bunun sonu nereye varır ki?”
Uzaklaşıp duruyor kendinden. Farkında değil.
Hayallerinden bahsediyor. Biraz pişmanlık, bolca şikâyet. Tartışmamayı öğrendim. Sonra bir bakıyorum bana da bir hikaye yazmış. “Bu ben miyim? Sessizce öyle durmamış mıydım?”
“Seni dinlemek iyi,” diyor. Sanki ben konuşuyormuşum gibi.
Her gün arıyor, hayatıma sızıyor. Yaptığı alışkanlık. Korkuyorum.
Görüşmelerimizin sıklığı arttıkça mesafemiz daha da uzuyor. Soruyor ve başlıyor anlatmaya. Bazen hiç susmayacak sanıyorum. İyi anlaştığımızı düşünüyor. Gittikçe bana bağlanıyor. Ben mi?
Deniyorum; hatta söylüyorum; “Bana yalan söyleme.” Duymamış gibi yapıyor.
Şaşırarak suratıma bakıyor. Sanırsın beni ilk defa görmüş. Ben de onun bu haline şaşırıyorum. Gelip gitmeyi kesiyor. Fazla uzun sürmüyor ayrılık. Temkinliyim, biliyorum yine gidecek. “Gitmesini beklemeli miyim?”
Beni beğenmemeye başlıyor. “Bak bunu böyle yapmalısın.” Üslubu yavaş yavaş değişiyor. “Olmamış bu, yapamıyorsun. ”
Sokak lambası gibi hissediyorum. Geliyor aydınlatıyorum. Hava aydınlanınca gidiyor. “Nereye kadar bu böyle sürecek?”
Fosforlu makyaj malzemeleri varmış, sokak lambaları gereksiz artık. Parıl parıl parlıyorsun. Bulması uzun sürmez.
Öyle işte buna benzer insanlar girip çıkıyor hayatıma; cinsiyetsiz. Dost gibi sokulan.
“Nereye kadar?”
YALANCI-ZEHRA YAVAŞ
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co
“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”
Yorum Yaz