sv

Kendi Evimde Yabancı-HALİSE AYDOĞDU

23 Mayıs 2026 16:22

Geçen akşam oğlum benimle Kürtçe konuştu diye eşim etmediği hakareti bırakmadı.

“Bu nasıl dil?” dedi.

“Yabancı dil konuşuyorsunuz.” dedi.

Ardından daha ağırını söyledi:

“Teröristsin.”

“Sen Türk değilsin.”

O an anladım ki insan bazen en ağır kırgınlığı, hiç yabancı olmayan birinin sözlerinde yaşıyor.

Oysa benim eşim Türk’tür, ben de Kürdüm.

Bunu beni tanıdığı ilk günden beri biliyordu.

Bir gün çocuklarımız olacağını da biliyordu.

O çocukların hem Türkçe hem Kürtçe kelimelerle büyüyeceğini de biliyordu.

Bir annenin kendi diliyle evladına sesleneceğini bilerek bu hayatı benimle kurdu.

Şimdi soruyorum:

Bir annenin kendi çocuğuyla kendi dilinde konuşması ne zamandan beri suç oldu?

Bir dil ne zaman insanın vicdanından daha tehlikeli görüldü?

Hani Türk ile Kürt kardeşti?

Hani ayrımcılık yoktu?

Hani herkes aynı gökyüzünün altında eşitti?

İnsan kendi evinde, kendi kimliğini savunmak zorunda kalıyorsa bundan daha büyük bir kırgınlık olur mu?

Bize yıllardır “bölücü” diyorlar.

Evet, biz bölmeyi biliriz.

Ekmeğimizi böleriz.

Soframızı böleriz.

Acımızı böleriz.

Bir lokma ekmek varsa ikiye ayırıp “sen de ye” deriz.

Şimdi söyleyin bana:

Ekmeğini paylaşan mı bölücüdür,

yoksa insanları diliyle, kimliğiyle ayıran mı?

Kürtçe benim annemin sesidir.

Çocukluğumdur.

Yaramdır.

Memleket kokusudur.

Bir insanın diline hakaret etmek, aslında onun geçmişine, çocukluğuna ve kalbine dokunmaktır.

Ben bugün çok kırgınım.

Çünkü insan bazen dışarıda değil, kendi evinde yalnız hissediyor kendini.

Ve insanın kalbini en çok,

sevdiği kişinin kurduğu

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

Kendi Evimde Yabancı-HALİSE AYDOĞDU

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”