
✨️TOHUMLAR FİDANA, FIDANLAR AĞACA..
Ne güzel şarkılarımız vardı bizler çocukken. Sahi nereye gitti onlar şimdilerde? Duyabiliyor musunuz birini olsun, hiç çalınıyor mu kulağınıza..?? Yoklar..
Halbuki doğa sevgisi ile büyüyorduk bizler..
“Tohumlar fidana
Fidanlar ağaca
Ağaçlar ormana
Dönmeli yurdumda
Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda
Bir tek dal kırmadan
Ormansız kalmadan
Her insan bir fidan
Dikmeli yurdumda
Yuvadır kuşlara
Örtüdür toprağa
Can verir doğaya
Ormanlar yurdumda.. ”
Bu şarkıları dinleyerek büyüyen hangi çocuk, hangi birey ağaçlara, ormanlara kıyabilir ki.. Katleden, yok eden bu acımasızlık duygusu ne ara yer etti zihinlerde, ne ara sardı merhametsizlik, o buz tutmuş vicdanları??..
Gündemimiz acılarla boğuşuyor. Yıllar geçiyor, yaşantımızda mutluluktan yana bir değişim görmek kısmet olmuyor. Aynı hüzün sürdükçe, dün ne söylediysek, bugün de geçerliliğini ve güncelliğini aynen koruyor.
Halbuki; “blr kez olsun biz de sevinebilseydik..” Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dediği gibi..;
Her gelen yaz mevsiminde yeniden yeniden yakılıyoruz, yanıyoruz; ormanlarımızla başlayarak yüreğimizde süren yangınlarla..
Bazılarının karanlığın peşine düştüğü ülkemizde, yıllardır can alan, yürek yakan acılar yaşanıyor. En acısı da, bu toprakların can verdiği, besleyip büyüttüğü insanlar, farklı farklı duygularla karşılıyor yaşanan felaketleri. Bir tarafta üzülenler, bir tarafta alkış tutanlar, bir yanda birbirini suçlayanlar, diğer yanda mahalle yanarken saçını tarayanlar, kendilerini acılardan muaf görerek, hep öyle kalınacağını düşünenler..
Bu birlik yoksunluğu, bu gaflet, asıl felaketimiz, en büyük yangınımız olarak tüm çevremizi sarıyor, sarmalıyor, yangınımızı soğumaya bile fırsat vermeden durmadan körüklüyor, dirliğimizi alıp üfürüyor, geleceğimiz göğe yükselen dumanlar misali uçup gidiyor..
Biz ne zaman unuttuk millet olmayı? Sevinçte, tasada, kederde ve mutlulukta bir olmayı, beraber olmayı ne zaman unuttuk? Üzerinde yaşadığımız, bizler için bir ana gibi kutsal olan “vatan” toprağından onu yakacak kadar nefret etmeyi, böylesine vicdandan yoksun, böylesine hayırsız, böylesine duyarsız olmayı ne zaman öğrendik?
Ne muhteşem topraklarda yaşıyoruz aslında. Her neresine gitsek, doğası ayrı güzel, iklimi ayrı bereketli. Her daim ekmeğini paylaşmaya hazır o güzelim insanlarımız ve ülkemizin bağrından kopan yanık türkülerimiz; bazen sevinçlerimizi, bazen de acılarımızı paylaştığımız, buram buram vatan sevdası kokan.. Yoksa unuttuk mu onları dinlemeyi, onlarda huzur bulmayı? Evet, unutmuş olmalıyız. Yoksa vatan denilen yüce duygunun ne demek olduğunu da unutmazdık.
Bir vatana sahip olmak, millet olmak bilinci blr hayli yara aldı bizde. Kıymeti bilinmiyor bu kavramların artık, birtakım kişilerin nezdinde. Gün geçmiyor ki vefasızlık edilmesin. Gün geçmiyor ki bu toprakları blze vatan olarak bırakanların hatırasına saygısızlık edilmesin. Gün geçmiyor ki bu kutsal vatanın kolu kanadı kırılmasın, ciğerleri sökülmesin, yüreği dağlanmasın. Halbuki olanlar, hep birlikte, hepimize oluyor da bunun idrakında bile değiliz.
Bir milletin içine düşebileceği en acı durum bu olsa gerek. İşgalden de beter, daha yürek yakıcı.. 😔
…… Bazıları, gelip geçecek bu dünyadan; bastığı yerin kıymetini algılayamadan, blr vatana sahip olma, blr millete dahil olma gibi değerlerin, blr aidiyet duygusunun mutluluğuna erişmeden..
Bazıları da, geleceğe doğru yol alacak; geçmişini unutmadan, millet olmanın değerlerini daima içinde yaşatarak..
Vatan sevgisi ihmale gelmez. Yaşanan acıları hep birlikte yüreğimizde hissetmedikçe, felaketler hep yakınımızda olacak. Bugün uzakta yaşanıyor sandığımız yangınlar, yarın hepimizin bacasını saracak.”
(✍️İlknur)
✨️TOHUMLAR FİDANA, FIDANLAR AĞACA..-İLKNUR ARAL GÜLEMEK
Yorum Yaz