
Umudu biz olan neslin çocuklarıyız. Okusun, büyük adam olsun, vatana millete hayırlı evlat olsun diye büyütülen neslin torunları. Yoklukta bin bir emek bin bir alın teri ile evladını okutup öğretmen, doktor etmek isteyen; vatana evlat yetiştiren o koca neslin torunlarıyız.
Öyle bir kitap okudum ki üzerine neler yazabilirim diye düşünüp durdum iki aydır. Tarık Tufan’dan Bir Adam Şehre Girdi Koşarak. Her zaman ki gibi ismi üzerine düşünerek okumaya başladım. Sayfalar ilerledikçe şunu fark ettim. Bu yalnızca bir hikaye değildi. İnsanın kendi hafızasına, köklerine ve umuduna doğru usulca yürümeye devam eden bir yolculuktu. Kur’anda geçen bir ayeti kendine umut edinmiş öyle bir kitap yazmış ki, cümleleri aylarca ruhumda yankılandı. Şimdi bir alıntı paylaşacağım, okumamış olanlar Tarık Tufan ile bir an önce tanışsın. Tanıyanlar zaten kalemine hayran.
“Bu ülkenin dününe ait ne varsa bir an unutsak. Bize ait ne varsa bu toprağa ait ne varsa unutsak. Yüzümüze benzeyen, çayımızı demleyen, ekinlerimizi büyüten ne varsa unutsak, ninnilerimizde söyledğimiz, masallarımızı başlatan, halayımızı sürükleyen ne varsa unutsak mesela. Unutuversek düğün nasıl yapılır, ölülerimiz nasıl gömülür nasıl doğar çocuklar unutuversek. Nasıl aşık olunur unutsak, nasıl ağlanır unutsak, unutsak tarhana çorbasının tadını, sevgiyle hangi sokaklarda dolaştığımızı, hangi şiire vurulduğumuzu. Her şeyi ama her şeyi unutsak. Bu tarihin ve coğrafyanın ürettiği her bir kelimeyi, duyguyu, olayı, anıyı, hayali, umudu, isyanı unutsak. Sonra bir Neşet Ertaş türküsü dinlesek. Unuttuğumuz her şeyi yeniden hatırlayabiliriz. Hatırlayabiliriz, evet.”
Bizi biz yapan, bize bu toprakların dilini, türküsünü, duasını ve umudunu emanet eden herkesin varlığına çok şükür.
YAKAMOZ…
KALP GÜNLÜĞÜ; UNUTURSAK ( Bir Adam Şehre Girdi Koşarak Kitabı Üzerine)
Yorum Yaz