
Bazı hikâyeler vardır; yalnızca okunmaz, insanın yüreğine dokunur. Bazı cümleler vardır; yıllardır susturduğumuz duygulara tercüman olur. Geçmişimin Gölgesi benim için tam da böyle bir hikâye…
Her insanın geçmişinde sakladığı bir hikâye, kimseye anlatamadığı bir yara, unutmaya çalıştığı bir anı vardır. Zaman geçer, hayat devam eder; insan bazen her şeyi geride bıraktığını düşünür. Fakat geçmiş, çoğu zaman sessizce bizi takip eden bir gölge gibi yeniden karşımıza çıkar.
Bu kitapta; geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadının yaşadığı içsel mücadeleyi, acılarını, suskunluklarını, umutlarını ve yeniden ayağa kalkma çabasını bulacaksınız.
Geçmişimin Gölgesi, yalnızca geçmişin acılarını anlatan bir hikâye değil. Aynı zamanda insanın kendi hayatını yeniden kurabilme gücünü, yaralarına rağmen yürüyebilmesini ve en karanlık günlerin ardından yeniden ışığa ulaşabilmesini anlatıyor.
Çünkü bazen geçmişimizden kaçmak yerine onunla yüzleşmemiz gerekir. Bazen yıllarca susturduğumuz bir cümleyi söylemek, yıllarca taşıdığımız bir yükü bırakmak kadar özgürleştiricidir.
Bu kitabı yazarken yalnızca bir hikâye anlatmak istemedim. Okuyan herkesin kendi hayatından bir parça bulmasını, bazı sayfalarda durup düşünmesini, belki kendi geçmişine başka bir gözle bakmasını istedim.
Kimi zaman bir karakterin acısında kendinizi bulabilir, kimi zaman onun mücadelesinde kendi gücünüzü hatırlayabilirsiniz. Çünkü hepimizin geçmişinde bir gölge vardır. Önemli olan, o gölgenin altında yaşamaya devam etmek değil; bir gün başımızı kaldırıp kendi ışığımıza doğru yürüyebilmektir.
Geçmişimin Gölgesi, geçmişle yüzleşmenin, suskunlukları kelimelere dönüştürmenin ve yeniden başlayabilmenin hikâyesi…
GEÇMİŞİMİN GÖLGESİ
Yorum Yaz