sv

Kanlı Gözyaşı-Halise Aydoğdu

24 Ağustos 2026 14:53

Pınar henüz on dördündeydi; bahara yeni uyanan, fırtınadan habersiz körpe bir fidan… Dayısının oğlu Ahmet ise yirmi beşine basmış, gölgesi kızın dünyasına çoktan çökmüştü. Geçmişin tozlu odalarında, daha her ikisi de kundaktayken adı konmuş, beşik kertmesiyle birbirlerine mühürlenmişlerdi. Yalnız bu amansız yazgıyı kabullenmeyen tek bir yürek vardı: Pınar. Ailesinin dinmek bilmeyen ağır baskıları, evlilik adı altındaki zorlamaları kızın üzerine kâbus gibi çökmüştü.

Gecenin zifiri karanlığı köyü yuttuğu bir vakit, Pınar suskunluğun zincirlerini kırdı. Korkuyla çarpan kalbini de yanına alarak evden dışarı süzüldü. Köyün tam karşısında, başı dumanlı, ulu bir dağ yükseliyordu. Dağın koynu geniştir, masumu saklar, bu amansız zulümden korur düşüncesiyle yalınayak yola koyuldu. Fakat özgürlüğe giden patikalar engellerle doluydu.

Daha köyün sınırlarından çıkmaya vakit bulamadan, nalların yeri göğü inleten uğultusu yükseldi. Atını hırsla süren Ahmet, gecenin bağrını yararak kaçak kızın yolunu kesti. Pınar’ı yakalayıp köyün girişine getirdiğinde, adeta bir mahkeme kurulmuşçasına tüm ahali meydanda toplanmıştı. Herkes, Pınar bağışlanmaz büyük bir suç işlemişçesine soğuk ve yargılayan gözlerle kıza bakıyordu. Kimsenin yüzünde tek bir merhamet kırıntısı dahi yoktu.

Pınar’ın elleri ve ayakları sıkıca bağlanarak hırçın atın arkasına kenetlendi. Köylüler başlarını öne eğdi; tek bir insandan dahi itiraz yükselmedi. Oysa kimse az sonra kopacak felaketten, gecenin bağrında patlayacak o dehşetli cendereden haberdar değildi.

Ahmet elindeki kırbacı atın sağrısına hırsla indirdi. Darbenin acısıyla şaha kalkan hayvancağız, gözü dönmüşçesine ileri atıldı. At koştukça Pınar arkada sürükleniyor; masum bedeni kayalara, çakıllara çarpıyordu. Geçtiği her karış toprak, kızın sıcak kanıyla yıkanıyordu.

İşte o an, insanoğlunun sustuğu yerde, o dilsiz kulun içindeki hiddet uyandı. Sürüklenen çocuk bedeninin çığlıklarına daha fazla dayanamayan at, aniden şaha kalkarak üzerindeki Ahmet’i yere savurdu. Bütün öfkesiyle çıldıran hayvan, ağır nallarıyla Ahmet’in üzerine çullandı ve adamın hayatını oracıkta sonlandırdı.

Toz ve kan bulutu durulduğunda, at ağır adımlarla yerde hareketsiz yatan Pınar’ın yanına sokuldu. Kız, acıların derinliğinde kıvranırken son bir gayretle gözlerini araladı. Bakışları, başucunda duran sadık hayvanın gözleriyle kesişti.

Atın gözlerinden, Pınar’ın kanıyla boyanmış tek bir damla yaş süzüldü.

İki yaralı ruh son kez birbirine baktı ve Pınar, gözlerini sonsuza dek yumdu.

Bu Eseri Paylaş:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

Kanlı Gözyaşı-Halise Aydoğdu

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co