
Son zamanlarda çevremde sıkça duyduğum bir söz var: “Biz yeni yazarların kitaplarını okumuyoruz.” Bu cümle beni hem düşündürüyor hem de üzüyor.
Herkes kendine görünmez kaleler kurmuş, yüksek duvarların ardına saklanmış gibi. Oysa edebiyat, duvar örmek değil; köprü kurmaktır. Yeni yazarları okumayı reddedenler, bir zamanlar kendilerinin de ilk adımlarını attığını unutuyor gibi görünüyor.
Şunu sormak istiyorum: Eğer siz yeni yazarların kitaplarını okumuyorsanız, yeni yazarlar neden sizin kitaplarınızı okusun? Sizi diğerlerinden farklı kılan nedir? Bir yazarın değerini yalnızca tanınmış olması mı belirler, yoksa kaleminin samimiyeti, insanın yüreğine dokunabilmesi mi?
Her büyük yazarın bir ilk kitabı vardı. Her güçlü kalem, bir zamanlar kimsenin tanımadığı bir isimdi. Eğer o dönemde onlara da sırt çevrilseydi, bugün hayranlıkla okuduğumuz eserlerin birçoğu hiç doğmayacaktı.
Edebiyatın gelişmesi için birbirimizi görmeye, okumaya ve desteklemeye ihtiyacımız var. Çünkü bir yazarın başarısı, başka bir yazarın başarısını eksiltmez. Tam tersine, birbirimize uzattığımız her el, edebiyatın ışığını biraz daha büyütür.
Belki de artık şu soruyu kendimize sormalıyız: Yeni yazarları neden okumayalım? Çünkü bazen en güçlü hikâyeler, henüz keşfedilmemiş kalemlerin satırlarında saklıdır.
Yeni yazarları görmezden gelmeyin-HALİSE AYDOĞDU
Yorum Yaz