
Sabah, perde aralığından sızan ışık göz kapaklarına dokundu.
O an, “yine mi sabah oldu” diye geçirdi içinden.
Kafasında bin düşünce, göğsünde bir ağırlık.
Yine koşuşturma, yine aynı yüzler, aynı cümleler…
Kahvesini aldı, pencereye yürüdü dışarıdaki soğuk sisli sokağa baktı.
Sokakta biri köpeğini gezdiriyordu.
Bir çocuk okul çantasını sürükleyerek gülüyordu.
Rüzgâr, ağaçların dallarını dans ettiriyordu.
Bir an durdu…
Ve fark etti.
Hiçbir şey değişmemişti,
ama o farklı bakıyordu artık.
“Belki,” dedi kendi kendine,
“her sabah aslında bir hediye bu.
Ben hep açmadan şikâyet etmişim.”
Kahvesinden bir yudum aldı,
dudak kenarında farkında olmadan bir gülümseme belirdi.
Sonra içinden bir ses:
“Bugün sadece bak. Yargısız. Sessizce. Kabul ederek.”O an anladı;
Dün, bugün, yarın, hepsi bir kutuydu.
Ve en güzel hediyeler
sessizce kabul edilenlerdi…
Aylin Özgür
HEDİYENİN İÇİNDE (Bir Öykü)-AYLİN ÖZGÜR
Yorum Yaz