sv

BABAMIN ELLERİ-HALİSE AYDOĞDU

20 Haziran 2026 19:33

BABAMIN ELLERİ

Babamın elleri nasır tutmuştu. Ben o elleri öptüm. O eller bana ekmek getirirdi, eve huzur getirirdi, sevinç getirirdi. Günün bütün yorgunluğunu taşımasına rağmen saçlarımı okşamayı hiç unutmazdı. Bir çocuğun dünyasında güven neyse, benim için de babamın elleri oydu.

Babam sabah horozların ötüşüyle yatağından kalkardı. Daha gün doğmadan, taş sokakların sessizliğine karışan ezan sesiyle tarlasının yolunu tutardı. Gökyüzü gri bir örtü gibi kasabanın üzerine serilirken, ufukta yükselen güneş kıpkırmızı bir perde gibi babamın üzerine düşerdi. Ben onu bazen kapı önünden seyrederdim. Omuzlarında hayatın yükü, ellerinde yılların emeği vardı. O yürüdükçe sanki sabah da onunla birlikte uyanırdı.

O güven duygusu, dünyanın bütün fırtınalarına karşı sığınılacak en korunaklı limandı benim için. Sert, yıpranmış ama dokunduğu yerde baharlar açtıran, yüreğime şefkat aşılayan büyülü bir güçtü o eller.

Babam bazen ellerini arkasına saklardı, bazen de cebine koyardı. Ben de sessizce onu seyrederdim. Ellerinden mi utanıyordu, yoksa çevredeki insanların bakışlarından mı çekiniyordu, bunu hiçbir zaman bilemedim. Ama bildiğim bir şey vardı; o eller bize hayat veriyordu. Sevgi veriyordu. Umut veriyordu. O, benim babamın elleriydi.

Oysa o saklanan eller, bu dünyadaki en temiz, en onurlu hikâyeyi yazıyordu. İnsanlar ne görmüş olursa olsun, benim gördüğüm tek şey bizi her türlü kötülükten koruyan devasa bir kalkan ve karşılıksız bir fedakârlıktı.

O eller çalışmaktan nasır tutmuştu. Yılların yükünü taşımış, emeğin izlerini üzerinde biriktirmişti. Babam tırpan yaparak geçimini sağlardı. Demiri şekillendirirken kendi ömrünü de emeğe dönüştürürdü. Her nasır, ailesi için verdiği mücadelenin sessiz bir nişanıydı.

Kızgın demire her vuruşunda, örsün üzerinde yankılanan her seste evlatlarının geleceğini döverdi sanki. Ateşin karşısında eriyen sadece demir değil, bize helal lokma sunabilmek için erittiği ömrüydü.

Babamın elleri yorgunluktan bükülmüştü ama bir gün bile “ah” demedi. Sessizce çalıştı, sessizce sevdi. Kendi yükünü omuzladı, bize ise sevgisini ve güvenini bıraktı.

Şikâyetsiz, gururlu bir derviş gibiydi. Kelimelerle değil, sergilediği o sarsılmaz duruşla anlatırdı sevgisini. O sustukça, nasırlı ellerinin çizgileri konuşurdu bizimle.

Bugün geriye dönüp baktığımda, babamın yüzünden önce ellerini hatırlıyorum. Çünkü o eller yalnızca çalışmadı; bizi büyüttü, korudu, ayakta tuttu. Bir sofranın bereketi, bir evin huzuru oldu.

Zaman geçse de, o ellerin sıcaklığı hiç eksilmiyor çocukluğumun gökyüzünden. Ne zaman sarsılsam, beni yine o ellerin hatırası tutuyor, yine o eller ayağa kaldırıyor.

O benim babamdı.

Ve o nasır tutmuş eller, bana emeğin, sabrın ve sevginin ne demek olduğunu öğreten ellerdi. Benim sevdiğim babamın elleri… Her zaman kalbimde yaşayacak. Halise Aydoğdu

Bu Eseri Paylaş:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

BABAMIN ELLERİ-HALİSE AYDOĞDU

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”