sv

BALIK TEZGAHI-NAZMİYE KÖKSALAN

06 Kasım 2026 15:40

BALIK TEZGAHI

O kuru soğanı pazar arabasına attığımda; yer yarılıp, yerin içine giresim geldi.

Çok şükür…!

Tezgahını toparlayan pazarcı, kasaları kamyona yükleyen delikanlı da fark etmedi beni.

Üç kuruşluk yaşlılık aylığı daha elime geçer geçmez uçtu gitti zaten.

Evin kirası, Mehmet’in alt bezi, ilacı,şu su bu su

derken el de avuç da bir şey kalmıyor ki…

Balıkçı tezgahı hâlâ ışıl ışıl. En son tezgahı onlar toparlar zaten. Eylül… Balık sezonu açıldı tabi.

Kasalarda nasıl da parlıyor palamutlar, istavritler.

Geçen yıl çok bol olmadı balık, bu yıl dolup taşacağa benzer.

Ah! Mehmet’im… Aylardır ne doğru düzgün besleniyor ne de yüzü gülüyor. Dört duvar arasında, sırtı yatakta çürüyen Mehmet’im.

Balığı öyle çok severdi ki, eskiden balık sezonu açılır açılmaz kıpır kıpır oynayan taze derya kuzuları ile gelirdi eve.

“Hadi hanım, yap bunların yanına bol soğanlı bir çoban salata,” derdi. Afiyetle yerdik.

Cebimdeki üç beş kuruşu yokladım. Topu topu bir kaç lira.

Bununla ne alınır ki…?

Sadece bir demet maydanoz.

Eve dönüp Mehmet’in çorbasına doğradım. Kokusu odaya yayılırken:

“Balık sezonuda açılmış Mehmet’im,” dedim.

“Bir kaç güne tezgahlar ucuzlar, sana en tazesinden alacağım.”

İkimizde biliyorduk ucuzlamayacağını ama umut karın doyuruyordu işte…

Nazmiye Köksalan

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

BALIK TEZGAHI-NAZMİYE KÖKSALAN

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co