GELMİŞ YİNE BİR BAYRAM
Yine bir bayram gelmiş…
Ama sadece gelmiş mi diyeceğiz?
Yoksa eski gücü kalmadı mı diye düşüneceğiz?
Yine oturup sohbetlerimizde eski bayramları mı yad edeceğiz?
Gelelim eskilere…
Madlen çikolatalar, fındıklı lokumlar, antepfıstıklı baklavalar…
Onlar görünce anlardık ki bayram gelmiş.
Çünkü bunlar öyle her zaman yenilen şeyler değildi.
Özel günlere saklanan küçük mutluluklardı.
Herkes işinde gücündeydi.
Kimi çalışmanın telaşında, kimi uzak şehirlerde hayat kurmuştu.
Bu yüzden insanlar çoğu zaman ancak bayramlarda bir araya gelirdi.
Ne büyük sevinçti uzun zamandır görmediğin biriyle kavuşacağın anı beklemek…
Aslında sadece kavuşmak değil, o kavuşmayı beklemek bile ayrı bir güzellikti.
O zamanlar ne yenildiğine ne içildiğine pek bakılmazdı.
Sohbetlerin sıcaklığı daha çok doyururdu insanı.
Sorular sorulur, cevaplar verilir, hatıralar anlatılırdı.
Sohbetler bereketli bir yağmur gibi yağardı.
Konular bitmez, zaman nasıl geçer kimse anlamazdı.
Şimdilerde ise bayram ziyaretlerinde çoğu zaman sessizlik var.
Yemekler yeniyor ama zihinlerde hep aynı düşünce dolaşıyor:
“Ne zaman kalkıp eve gitsek?”
“Nasılsınız?” ile başlayıp
“Ne zaman emekli olacaksın?” sorusuyla biten,
kısacık ve yorgun bayram sohbetleri…
Her şey değişti.
Bayram anlayışımız mı değişmesin?
Evet…
Çok şey değişti.
Çok şey yitip gitti.
Ama yine de güzel bir şey var:
Bayram gelince insanlar hâlâ güzel hatıraları hatırlıyor.
Belki de bayramın en kıymetli tarafı budur.
Kurban Bayramımız kutlu olsun.
Bayram tadında güzel anılar biriktirin.
İyi ve mutlu bayramlar.
Unutmayın,
her zaman bir umut vardır.
Aylin Özgür
Yorum Yaz