sv

GÜNEŞ’İN ARDINDAKİ DÜNYA-KİTAP DEĞERLENDİRMESİ (OKUR YORUMU)

17 Temmuz 2026 06:29

 

GÜNEŞ’İN ARDINDAKİ DÜNYA-KİTAP DEĞERLENDİRMESİ (OKUR YORUMU)

Figen Mumbuç’un kaleme aldığı Güneş’in Ardındaki Dünya isimli fantastik bilim kurgu türündeki roman Dorlion Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

Eser, Almira’nın rüyalarındaki astral seyahatlerin tesiriyle gerçekleşen içsel uyanış yolculuğunu anlatır.

Roman, katı madde ve ruhsallık kavramlarını astral seyahatleri aracı kılarak irdeler. Sorgulamanın içsel uyanışı tetiklemesiyle varılan içsel huzur, eserin temasıdır.

Romanın ana kahramanı Almira; duygusal, öğrenmeye meraklı, doğaya düşkün, anne babasına sevgiyle bağlı, piyano çalmaktan keyif alan, salon danslarıyla yaşamı kucaklayan, çekici bir kadındır.

Almira’nın ikiz ruhu Kemal; akademik kariyerli, mistik konular üzerine ilgi duyan, olgun bir bireydir.

Şiirsel betimlemelerle ana kahramanın içsel yolculuğunu anlatan yazar; bilimsel, felsefi ve tasavvufi bilgilerle anlatımını güçlendirmiştir. Bilgilere atıfta bulunarak okurun içsel yolculuğunu desteklemiştir. Yazar, eserinde birinci tekil şahıs anlatıcısını tercih etmiştir.

“Her şey birden değişebiliyor, hayal durağanlıktan çıkabiliyordu. Belki bu tüm insanlığın kaderiydi, tekâmül bu olsa gerekti. Kendi derinliklerime yolculuğum bir kez daha başlamıştı. Kemal sanki bu derinliklerimden gelendi ya da derinliklerime onunla girecektim.” S. 29

“Demek ki at adam bendim. Başka bir vakitten kendime hatırlatıyordum. Varoluşu ve hayatta kalma güdüleriyle hareket etmemizin nedenini sorgulamam, ruhtaki kayıtları açmış olmalıydı. Anlaşılan, Dünya dediğimiz mavi gezegende aslında yüksek şuurlu varlıklar da yaşamış.” S. 61

Eser, katı maddeye hapsedilmiş günümüz insanını sıkışmış hâlden uyandırıp irdeleyen bilince geçmesine teşvik eden bir çalışma olması sebebiyle dikkat çekicidir.

Bu farkındalık kazanımının mistik bir kurguyla sunulması ise romanı ilgi çekici kılmıştır.

Ruhsallık kavramının karşı iki cinsiyetin birbirlerine besledikleri ruhani sevgi üzerinden vurgulanması romanın akıcılığını beslemiş, eserin ana temasını kuvvetlendirmiş.

İkiz ruh roman kahramanlarının ulaştıkları “biz” bilinci ve bu kolektif bilincin önceliklenmesi, uyanışa geçen ruhun yolculuğunda varılan içsel huzurun altını çizerek okuyucuda esere aidiyet hissettirmiştir.

Felsefi, tasavvufi ve bilimsel bilgilerle anlatımı güçlendirilen romanda bu konulara ilgisi olmayan okurların okuma süreci olumsuz etkilenebilir.

Eser, benlik kavramına yoğunlaşmış okurların ilgisini çekebilecek niteliktedir.

 

Rüzgârı izledim usulca salkım söğütten daldı, neşeli çimenlere soluk olurken denizin dalgasına karıştı. Rüzgâra fısıldadım birden: “Biliyor musun, âşık oldum!” Cevap olarak beni sardı. Güneş oldum, omuzlarıma dökülüşünü hissettim sonra bacaklarıma dolandı. Yüzümü güneşte algılıyordum sanki. İçimden bir ses yükseldi:
 “Aşk sensin. Seyredensin.”
Tatlı dalgalanmalar hâlinde astral bedenim titreştiriyor ve tanımlayamayacağım bir huzur içindeydim. Astral bedenim ile böyle hissediyorsam ruhsal bedenimde neler olmaktaydı? İlginç bir hâldeydim, ne katı maddenin tutukluluğu ne de ruhsallığın sonsuzluğuna kapılmış bir durumdaydım. Hem var hem yoktum sanki. Anlamaya çalışıyordum. Almira zannımın içinde, aynı zamanda boşluğa uzanan hâlimin kimliksizliğinde.

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

GÜNEŞ’İN ARDINDAKİ DÜNYA-KİTAP DEĞERLENDİRMESİ (OKUR YORUMU)

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co