
MUTLULUK HAYAL DEĞİL
Çocukken,
Küçük şeylerle mutlu olurduk.
Yoktu cebimizde, paramız
Arabamız, atımız,
Ve süslü oyuncaklarımız.
Taşla toprakla oynardık.
Resimlere bıyık yapardık.
Kırlardan topladığımız,
Bir demet kır çiçeği,
Cama vuran yağmur çiseleri,
Kış aylarında lapa lapa yağan kar,
Mutlu ederdi bizi.
Üzerinde ay ışığı dans eden,
Gümüş rengi,
Karla kaplı ovayı seyrederdik.
Kurt ulumaları
Ve köpek havlamaları arasında,
Pencereden geceleri.
Ve içeride sobanın yanında mırıldayan tekir kedi.
Uzun eşek , güvercin takla,
Mendil kapmaca oynardık gündüzleri.
“Yağ satarım, bal satarım.
Ustam öldü, ben satarım.”
Ve sırtımızda şaklayan mendil düğümleri.
Kışın kar kürürdük,
Loğ çekerdik,
Konu komşu damlarda.
Damlar, sanki bir bayram yeri.
Buğulanan camlara,
Resim çizerdik parmakla.
Adımızı yazardık.
Buğulu camlarda çam desenleri,
Ne de güzeldi.
Aşık oynardık uzun kış gecelerinde,
Yutmacasına.
Buğday kavurgası, çedene ile karışık
Avuç avuç atıştırırdık.
İlkbaharda,
Bir başka coşku,
Kaplardı içimizi.
At binerdik yalancıktan,
Söğüt dalına.
“ O O Onbaşı, benim babam binbaşı.
Binbaşının atları, süpürür sokakları.”
Tekerlemesiyle…
Savaşçılık oynardık kan ter içinde.
Bir koçan mısır,
Haşlanmış ya da közlenmiş,
Mutlu olmamıza yeterdi.
Bir bardak çay, tavşan kanı.
Bir el tavla, salkım söğüt altında,
Arkadaşlarla.
Hafta sonu seyredilen bir film,
Bizi mutlu ederdi.
Yoktu televizyonumuz,
Atımız, arabamız,
Ve de süslü oyuncaklarımız,
Ve cebimizde paramız.
Yine de mutluyduk işte.
Daha ne isterdim ki?
Yetmez mi, az şey mi!
Bu mutluluk,
Bu sevinç,
Bu coşku,
Kucak dolusu…
MUTLULUK HAYAL DEĞİL-ERDOĞAN ÖZMEN
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co
“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”
Yorum Yaz