sv

✨️MUTLULUKLAR BULAŞICI OLMALI-İLKNUR ARAL GÜLEMEK

30 Ağustos 2026 06:02

✨️MUTLULUKLAR BULAŞICI OLMALI

Geçtiğimiz yıllarda kendisini şiddetli bir şekilde hissettiren o Haziran ve Eylül yağmurları yağmıyor artık.. Sadece arasıra, ardından yağmuru getireceğini düşündüren o bulutlu gökyüzü ve serin hava oluyor sadece görüp görebildiğimiz. Güneşin yakıcı ışığının yerine serinlik getiren böyle yağmurlu havalarda evlerimize çekilmiş, camların ardından izliyorduk bu güzelim doğa olayını.. Yağışların ritminin değiştiği bu ortamda, yağmurla ilgili anıların özlem dolu kitabını yazıyor gibiyiz şimdilerde. Çünkü bazen birkaç damlayı bekleten, bazen de selllerle gelen bir garip yağışlara şahit oluyoruz.

Yağmur bereket demekti aslında düştüğü toprak için ve dolayısı ile bereketin getireceği bolluk, bolluğun getireceği mutluluk anlamına da gelen, en çok beklenen blr doğa olayı olmalıdır; herkes için..

Bu yüzden, ormanları her yaz yangınlarıyla küle dönmemiş, şehlrciliği sadece betonlaşma anlamına gelen bir zihniyetle inşa edilmemiş, blrtakım tesisler için doğal yaşamına dokunulmamış, dereleri, gölleri kurutulmamış, akarsuları, denizleri zehirlenmemiş, topraklarından yerli ve sağlıklı tohumlarının ürünleri fışkıran blr ülkede ne kadar güzel yağardı yağmurlar.. Toprak kana kana içerdi suyu. Bereket çağlayanları coşardı ama seller basmazdı hiçbir yeri. Çünkü bilirdi sular nereye gideceğini. Doğanın mükemmel blr ahengi ve dengesi vardır. Yeter ki, insanoğlu uyumlu olsun onunla. Doğanın sahibi değil, sadece blr parçası olduğunu bilsin. Yaşamın doğaya rağmen değil, ancak doğayla birlikte mümkün olduğunu unutmasın. Doğa olmadan bir yaşamın mümkün olamayacağını her daim hatırlasın.

Benim bir küçük mutluluklar, blr de büyük mutluluklar tezim vardır. Sakin evimde, yanımda çayım, camların arkasında çisildeyerek yağan yağmuru izlerken küçük mutluluğumu yaşıyorum örneğin. Fakat diğer taraftan yollarını seller basan, insanları sele kapılan, çatıları uçan, ağaçları devrilen, aslında bereket getirmesi beklenen bu doğa olayının felaketlerini yaşayan şehirlerimizin, bu felakete uğrayan insanlarımızın acılarını ekranlardan izlerken de yaşamak istediğim o büyük mutluluğu hissedemiyorum. Yüreğim kanıyor, içim ağlıyor. Sokaktaki hayvanların nereye sığındıklarını düşünüyorum blr de. Islanmış bir kedi görmek bile yaralıyor beni. Çetin kış şartlarını nerelerde, nasıl geçirdiler diye düşünüyorum.. Üzülüyorum, hep üzülüyorum..

Yaşam, tüm varlıkların birlikte, uyum içinde oldukları, birinin felaketine diğerinin çözüm bulmaya çalıştığı, mutlulukların, mutsuzlukların üzerine inşa edilemediği bir yaşam olmalı ki, ancak o zaman değer kazansın. Çünkü bu alemde tek başımıza değiliz ve bu sebeple sadece kendimiz için yaşamamalıyız. Kapımızın dışında kalmamalı tüm sorunlar, hepimizi ilgilendirmeli ki, acıların nereden geldiğini, nasıl bertaraf edilmesi gerektiğini bilelim. İnsan olmanın gereği olduğu şekilde davranalım.
…….
Burada Erol Anar’ın yazısından blr alıntı yapmak istiyorum;
“Mutsuzluk bulaşıcıdır.. Bireyleri mutsuz olan bir toplum mutlu olamaz” diyor Erol Anar ve şöyle örneklendiriyor;
Dostoyevski sorar: “Eğer bir kentin mutluluğu, her gün bir küçük kızın işkence görmesine bağlı olsaydı hangisini tercih ederdiniz?”
“Mülksüzler’in unutulmaz yazarı Ursula K. Le Guin’in, bu sözden yola çıkarak yazdığı bir öyküde, kentteki herkes, küçük çocukların işkenceye gidişini, “kentin mutluluğu” için onaylıyor. Ta ki bir gün kendi çocuklarına sıra gelinceye dek. İşte o zaman bu durumun saçmalığının farkına varıyorlar. Ve kentin mutluluğunun bedelinin, küçük kızların işkence görmesine bağlı olmasına karşı çıkıyorlar.
Aslında onlar bu durumun başından itibaren farkındadırlar. Ama başkalarının çocuklarının işkenceye gitmesi, feda edilmesi, kendilerini hiç rahatsız etmiyor. Kendi çocuklarına sıra geldiğinde ise, işe yaramayan feryatlar koparıyorlar.
Dostoyevski aslında bu söz ile insanın içindeki bencilliği de açığa çıkarmıştır.
Eğer bir kentin mutluluğu, küçük bir kızın işkence görmesine bağlıysa, o kent sonsuza kadar mutsuz olsun. O kentin mutluluğu zaten sahte olacaktır. İçinde mutsuz bireyleri barındıran bir kent, gerçekte mutlu olamaz.”
……..
Bizler de başkalarının felaketinden mutsuzluk duyan insanlar olmalıyız ki mutluluklar bulaşıcı olsun. Hiç unutulmaması gereken, blr gün rollerin değişebileceği, felaketi ve umursamazlığı yaşayan tarafların yer değiştirebileceği ihtimalidir. En azından bu empatiyi yaparak, el birliği ile toplum huzuru için çabalamak, gidilecek en doğru yoldur. Çünkü, kendi mutluluğumuzdan başka hedeflerimiz de olmalı. Gerçekte, insanoğlunun yüreğine nakşedilmiş olsa da bazen buz kesen vicdanların soğuğunda üzerine yorgan çekilmiş olan o sevgi duygusunu hatırlayıp açığa çıkarmak, bizlere bu hedefleri hatırlatacak en güzel çare olacaktır..

“Yanlız atları, denizi sevmek marifet değil, kurdu, kuşu, yerdeki karıncayı, petekteki arıyı, dünyada ne var ne yoksa; taşı toprağı, esen yeli, kayan yıldızları, her şeyi, taa iliklerine, taa yüreğinin köküne kadar seveceksin. Dünyayı sevmeye doyamayacaksın”.. Yaşar Kemal’in dediği gibi ve ancak bu sevgi sayesinde büyük mutlulukların da hazzına erişmiş olarak yaşayabilelim..
(✍️İlknur)

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

✨️MUTLULUKLAR BULAŞICI OLMALI-İLKNUR ARAL GÜLEMEK

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co