sv

Can GADİRLİ’nin Sunumuyla Yazar Röportajı: Nil GÜREL

10 Mayıs 2026 18:59

Can GADİRLİ: Gri Kalem röportajına hoş geldiniz sevgili Gri Kalem okurları! Ben sunucunuz Can GADİRLİ. Hem edebiyat hem akademi camiasında aktif rol alan Nil GÜREL bugünkü röportaj konuğumuz. Nil Hocam hazırsanız ilk sorumla başlıyorum.

 

 

Nil GÜREL: Merhaba. Öncelikle nazik davetiniz için çok teşekkür ederim Can Bey. Nitelikli içeriği ve özgün bakış açısıyla öne çıkan Gri Kalemler Dergisi’nde böyle güzel bir röportajla değerli okurlarımızla buluştuğum için çok müteşekkirim. Düşünceye, sanata ve edebiyata özenle alan açan bu değerli platformda sizinle bir araya gelmek benim için çok kıymetli.

 

 

Can GADİRLİ: Hocam, yazı camiasında herkesi itekleyen bir faktör vardır peki sizi yazmaya başlatan durum ne oldu?

 

 

Nil GÜREL: Yazmaya çok küçük yaşlarda başladım. Ortaokulda şiir yazmaya başladım, öykü yazma denemelerim oldu. Lisede edebiyat derslerinde ve kompozisyon sınavlarında çok başarılıydım. Lisede liseler arası şiir yarışmasında il çapında birinci oldum, ödül aldım. Edebi yazarlık içimden gelen bir istekle oluyordu ve devam ediyor.  Ayrıca felsefeye de okul yıllarında ilgim vardı. Çok meraklı bir öğrenciydim. Üniversite yıllarında akademik yazıma ve bilim yazarlığına da yöneldim. Birkaç üniversite bitirdim. Tezli Yüksek lisans yaptım. İletişim Bilimleri ve Sağlık Yönetimi olmak üzere iki alanda yüksek lisansım var ve akademik çalışmalar yapıyorum. Akademik hedeflerim var. Özellikle toplumsal ve ahlaki konularda insanlığa ışık tutmak beni yazmaya en çok sevk eden neden olmuştur. Okumayı ve yazmayı seviyorum. İnsanlığa ışık tutmak ve topluma fayda sağlamak noktasında yazmaktan daha güzel bir araç olamaz benim için.

 

Can GADİRLİ: Yazmak için ilham perisini mi beklersiniz yoksa yazılacak şey aklınızda mıdır?

 

 

Nil GÜREL: Zihnim genelde dolu oluyor yani zihnimin aktif çalıştığını hissediyorum. Sürekli bir gözlem ve sorgulama içerisinde buluyorum kendimi. Toplumu, olayları gözlemliyorum. Bulunduğum alanlar benim için bir laboratuvar işlevi görüyor. Derin analizler yapmayı seviyorum. Çeşitli kuramlar, yaklaşımlar, felsefi düşünceler arasında bağlantılar kurmayı, analiz ve sentez yapmayı seviyorum. Filmleri, yazıları, eserleri analiz edip yorumlamak hep içimden gelir. Sıklıkla eleştirel analiz ve analitik düşünceye başvururum. Akademik ve bilimsel yazım bağlamında kaleme alabileceğim pek çok konu bulabiliyorum. Ayrıca edebi yazarlık bağlamında da ilham birdenbire gelip kelimelerin döküldüğü olmuştur. Kabalıkların ve yoğunluğun içinde bile zihnimden anlamlı çıktılar dökülüvermiştir. Ama sessizliği, sakinliği, zihnimle baş başa kalmayı daha çok seviyorum. En verimli olduğum anlar o anlar oluyor. Söz oyunlarını, metaforları, sembolik anlatımları severim. Hayal gücüm; şiirlerimde, edebi yazılarımda vücut bulur.

 

Can GADİRLİ: Edebiyat ve akademi derken geniş bir yazı yelpazeniz var anladığım kadarıyla. Bizlere biraz yazdıklarınızdan söz eder misiniz?

Nil GÜREL: Şiir, deneme, öykü yazıyorum. Akademik yazılar yazıyorum, akademik makalelerim bulunuyor. İlk akademik makalemi tezli yüksek lisans öğrencisiyken kaleme aldım. “Kişilik Psikolojisi, Ön Yargının Psikolojisi ve Kamuoyu: Gordon Allport ve Walter Lippmann’ın Görüşleri Çerçevesinde Bir Değerlendirme” konulu derinlikli analiz içeren 33 sayfalık bir akademik makaleydi. Okunurluğu yüksek ve atıf sayısı fazla olan ilk akademik çalışmam oldu. Hala da akademik camiada yoğun bir şekilde okunmaya, referans olmaya devam ediyor. O günden bugüne ara vermek durumunda kaldığım zamanlar olsa da akademik çalışmalar yapmaya devam ediyorum. İletişim Bilimleri alanında “Geçmişten Günümüze Kahve Kültürünün Reklamlar Ekseninde İncelenmesi: Çok Boyutlu Bir Analiz” konulu Yüksek lisans tezim ve Sağlık Yönetimi alanında “Sağlık Yöneticilerinin COVID-19 Sürecinin Doğasını Algılama Düzeylerinin İşe Angaje Olma Düzeylerini Etkilemesi Üzerine Nicel Bir Araştırma” konulu yüksek lisans bitirme projem bulunuyor.  Akademik çalışmalarımın yanında sinema kritiklerim ve gazete köşe yazılarım var. Çeşitli platformlarda yazılar yazıyorum. Editörlük yapıyorum. Kendi blogum var, blog yazarlığı da yapıyorum.  Uluslararası Eğitim ve Yazarlar Merkezi (UEYM)’nin çıkardığı “UEYM’in Kaleminden Dökülen Nağmeler 2” başlıklı kitapta “Bir Kuşun Kanat Çırpışı” başlıklı öyküm yer almıştır. “Bir Kuşun Kanat Çırpışı” şiirimi öyküye dönüştürmüştüm. Bir de “Yeni Medya Üzerine Kavramlar, Yaklaşımlar ve Uygulamalar” konulu akademik bir kitap çalışmasında kitap bölümüm bulunuyor.

 

Can GADİRLİ: Okurlarınız sizlere ne gibi yorumlarda bulunuyor?

 

Nil GÜREL: Oldukça olumlu geri bildirimler alıyorum. Topluma ışık tutma yolundaki çabamı takdir edenler var. Yazılarımın, eserlerimin insanların hayatına dokunduğunu görmek, onlara fayda sağladığını görmek beni de mutlu ediyor.

 

Can GADİRLİ: Bir yazar bilmediği bir konu hakkında yazamaz, bilmediğini de araştırmak yükümlülüğündedir. Peki sizin literatür taraması yapmak zorunda olduğunuz konular oldu mu?

Nil GÜREL: Evet derinlikli yazılar için bilgi sahibi olmak önemli. Özellikle biyografi yazısı, tarihi içerikli yazılar ve akademik, bilimsel yazılarda literatür taraması yaparak araştırma metotlarını kullanıyorum. Doğru bilgiye ulaşmak ve hakikati sunmak bilimin esasıdır.

 

Can GADİRLİ: Edebiyat bireyin kendisini izah ettiği bir alandır, önermesi size neyi ifade ediyor?

 

Nil GÜREL: Bunu şöyle ifade etmek isterim: Yazıyorum öyleyse varım! Toplumdaki sorunları gösterebiliyorsam, çözüm önerileri sunabiliyorsam, topluma bilime fayda sağlayabiliyorsam, benim de çorbada tuzum olabiliyorsa ne mutlu bana. Ayrıca edebi yazılarımla da duygulara tercüman olmanın ötesine geçebiliyorsam yazmak benim için bir tutku haline dönüşüyor.

 

Can GADİRLİ: Cevaplarınız için teşekkür ederim Nil Hocam, röportajımızı bitirmeden önce eklemek istediğiniz son bir şey var mı?

 

Nil GÜREL: Böylesine güzel ve keyifli bir röportaj için ben teşekkür ederim Can Bey. Ayrıca değerli okur ve takipçilerimize de destekleri için teşekkür ediyorum.  Genç yazarlarımıza da seslenmek isterim. Yolun başında birtakım sıkıntılarla karşılaşabilirler. Hiçbir zaman yılmasınlar. Kendilerini geliştirmeye, yazmaya devam etsinler. Ayrıca yeni alanları, niş alanları keşfetsinler. Hatta birkaç alanda kendilerini geliştirmeleri, disiplinlerarası çalışmalar yapmaları kendilerine fayda sağlayacaktır. Tüm okurlarımıza okumayı bırakmamalarını, kendilerini geliştirebilecekleri bir alana veya alanlara yönelmelerini tavsiye ediyorum. Bu hususta Almanya’da göğsüne kadar suya gömülü vaziyette kitap okuyan adam heykeli çok anlamlı. Sanatçı Michael Jastram’a ait heykel “Dünya üzerinize gelse de okumaya devam edin” mesajını veriyor.  Hayatın tüm zorluklarına rağmen bir çıkış kapısı muhakkak vardır. Çabayla azimle bir kapı açılacaktır. Hayatta olduğumuz sürece yüreğimizde umut da var olmalıdır. Umudumuzu hep canlı tutmak dileğiyle sevgiyle, umutla kalın kıymetli okurlarım, takipçilerim, öğrencilerim. Hoşçakalın..

 

Can GADİRLİ: Genç yazarlara olan tavsiyelerinizden ben de kendime pay biçerek teşekkür ediyorum Nil Hocam. Sorularıma verdiğiniz içten ve ufuk açıcı cevaplar eşliğinde hoş bir röportaj oldu. Evet değerli Gri Kalem okurları bir yazar röportajının daha sonuna geldik. Hem akademik camia da hem de edebiyat camiasında aktif rol alan Bağımsız Akademisyen Araştırmacı Yazar Nil GÜREL bizlerleydi. Biraz akademik hayat biraz yazarlık üzerine konuşmaya çalıştık. Herkese keyifli okumalar dilerim. Bir sonraki yazar röportajında görüşünceye kadar edebiyatla kalın esen kalın efendim.

Bu Eseri Paylaş:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

Can GADİRLİ’nin Sunumuyla Yazar Röportajı: Nil GÜREL

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co

“Bazı kelimeler karanlıkta anlam kazanır.”