sv

ÇOCUKLUĞUMUZUN ATEŞ BÖCEKLERİ

12 Ağustos 2026 12:14

ÇOCUKLUĞUMUZUN ATEŞ BÖCEKLERİ…

Eski bir yazımı hatırladım bugün…

Çocukluğumuzun ateş böceklerini…

Ne güzeldi onlar…

Bizi farklı dünyalara, farklı hayallere götürürlerdi.

Bir ateş böceği gördüğümüzde kendimizi bir anda başka bir masal diyarında bulurduk. Gerçek hayatın dekorları kaybolur, yerini sihirli bir gecenin görüntüleri alırdı. Ateş böcekleri ise o masalın başrol oyuncularıydı.

Oyunlarımızı, kovalamacalarımızı, küçücük şeylerden duyduğumuz büyük mutlulukları ne kadar değerli yaşadığımızı hatırlatırlardı bize.

Sanırım yalnızca ben değilim… Her yetişkin, bir ateş böceği gördüğünde Ağustos akşamlarına, çocukluğuna ve o güzel günlere dönüyordur.

Belki anneannemizin evindeydik, belki halamızın, belki teyzemizin…

Belki ilk kez orada sorumluluk almayı öğrendik. Belki de ilk kez,

“Ateş böceğine bak, bir dilek dile, hayalini evrene gönder.”

cümlesini orada duyduk.

Ne kadar güzeldi…

Her bir ateş böceği ayrı bir hayaldi bizim için.

Dilemediğimiz bir hayal kaldı mı acaba?

Çocuk aklımızla neler neler hayal ettik…

Karanlık Ağustos akşamlarında yolumuzu aydınlatan, ışık saçan o minicik canlılar, sanki tek görevleri “Her daim umut var.” demekmiş gibi ışıklarını yakıp söndürürlerdi.

Maneviyatın, hayalin ve inancın zirvede olduğu zamanlardı.

Şimdi tek bir dilek dileme hakkımız olsaydı, belki de o günlere dönmeyi dilerdik.

Kim bilir?

Ne harika olurdu…

Her şeyin bir anlamı vardı.

Her şey değerliydi.

Küçücük şeylerden mutlu olabiliyorduk.

Masalların gerçek olduğuna inandığımız o nadide zamanlar, hafızamızda her daim yerini koruyacak.

Bütün gün koşuşturur, oyun oynar, yorulurduk. Gece uyuduğumuzda ise sabah dinlenmiş olarak uyanırdık.

Çünkü henüz zaman kavramını yitirmemiştik.

Her şeye zamanımız yetiyordu.

Herkese yetişiyorduk.

Kendimize bile…

Şimdilere bakınca, bazen derin bir nefes almaya bile vaktimiz yok.

“Az sonra”larda kayboluyoruz.

Ya erteliyoruz…

Ya geç kalıyoruz…

Ve belki de bu yüzden, çocukluğumuzun ateş böceklerini kaçırıyoruz.

Peki…

En son ne zaman bir ateş böceği gördünüz?

Belki bugün görürsünüz.

Belki bir yaz akşamında, karanlığın içinde küçücük bir ışık yanıp söner.

O an durun.

Bir anlığına yetişmeye çalıştığınız her şeyi bırakın.

İçinizdeki çocuğu hatırlayın.

Ve o küçücük ışığa bakarak kendinize şunu söyleyin:

“Her daim bir umut vardır.”

Çünkü ateş böcekleri bize bunu anlatıyor olabilir.

Karanlığın içinde bile ışık vardır.

Yeter ki görmeyi bilelim.

Yeter ki inanmayı unutmayalım.

Biz inanırsak, içimizdeki çocuk da bizimle inanır. 🍀✨

Aylin Özgür

Bu Eseri Paylaş:

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

ÇOCUKLUĞUMUZUN ATEŞ BÖCEKLERİ

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co