
Herkes içinde küçük bir çocuk barındırır. Büyüyüp yetişkin de olsan, hatta ebeveyn bile olsan ,çocuk yanı ile konuşmalı bazen insan. Küçük çocuğun büyük dünyasında kaybolmalı… Bakın ne diyor Küçük Prens’te: “Sizin Dünya’da insanlar, bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar. Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir.Ama gözler kördür; yüreğiyle bakmalı insan.”
İçimizde o çocuk var hâlâ. Veyüreğimize bakıyor, vicdanımızı duruluğuyla eleştiriyor. Ah, bi kulak kesilsek o sese, masum çığlıklarını bi duyabilsek. Küçük Prens’te de denildiği gibi,” keşke herkesin ömrü vicdanı kadar olsa.” Ve ekliyor: “Büyükleri hoş görmek lazım “. Öyle ya… Bizler küçük bir çocuğun hayal dünyasını anlamayacak kadar büyük olduk. Büyüdük… Yüreğimizle bakmayı unuttuk. Doyumsuz olduk. Göremeyeceğimiz kadar küçük birer noktaydı kötülükler; şimdi kötülüğün zifiri karanlığında kaybolduk.
Büyüdük… Büyümeye devam ederken bize verdiği sırrın mahiyeti ne kadar da kuvvetli:”Hoşça git, dedi tilki. Vereceğim sır çok basit; insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir . Gerçeğin mayası gözle görülmez. Gülünü bunca önemli kılan , uğrunda harcadığın zamandır .”
Milyonlarca yıldız içinden kendi yıldızını bulanlara…
Küçük Prens/Antoine De Saint Exupery
Yorum Yaz