
SAÇLARINA DÜŞMÜŞ AKLAR
Uzun zamandır seni görmüyordum.
Adını içimde saklıyor,
sesini gecelere emanet ediyordum.
Şehrin kalabalığında yüzler değişiyor,
mevsimler gelip geçiyor,
ama ben hep seni,
en son bıraktığım yerde hatırlıyordum.
Sonra bir gün…
Hiç hazırlıklı değilken karşıma çıktın.
Zaman, gözlerimin önünde sustu.
Ve ben ilk defa
saçlarına düşmüş akları gördüm.
Bir tel…
İki tel…
Derken yılların sessiz itirafı gibi
beyaz bir hüzün yayılmış şakaklarına.
O an anladım,
zaman en çok sevenleri yormuş.
Oysa ben seni
gülüşünün en delice yerinden seviyordum.
Rüzgârın saçlarında kaybolduğu o genç sabahlardan.
Şimdi rüzgâr hâlâ oradaydı
ama içinden geçmişti yıllar.
Saçlarına düşen aklar
beni korkutmadı.
Bilakis…
İçimde bir şey diz çöktü saygıyla.
Çünkü her beyaz tel,
bizim sustuğumuz bir cümlenin hatırasıydı sanki.
Her ak,
bir özleyişin,
bir vazgeçemeyişin izi.
Ben seni zamana rağmen sevdim,
ama zaman seni benden önce sevmiş.
Dokunmuş sana,
iz bırakmış.
Gözlerine baktım.
Orada hâlâ beni tanıyan bir ışık vardı.
Saçların beyazlamıştı belki,
ama bakışların
ilk günkü gibi derindi.
Ve ben o derinlikte
yıllardır sakladığım kendimi buldum.
İnsan sevdiğini uzun süre görmeyince
onu olduğu yerde donduruyor kalbinde.
Ben de seni öyle saklamışım.
Oysa hayat akmış…
Ve saçlarına düşmüş aklar
bana şunu fısıldadı:
“Biz yaş aldık,
ama aşk yerinde duruyor.”
İçimden geçirdim;
Keşke o beyaz tellerin her birine
bir ömür birlikte şahit olsaydım.
Keşke o aklar
benim omzumda çoğalsaydı.
Keşke zaman
bizi ayrı ayrı değil,
yan yana eskitseydi.
Şimdi karşımda duruyorsun.
Yıllarını taşımış,
ama kalbimi hâlâ titreten hâlinle.
Saçlarına düşmüş aklara bakarken
anlıyorum ki aşk,
gençlik işi değilmiş sadece.
Aşk,
zamanın bile silemediği bir izmiş.
Ve ben…
Saçlarına düşmüş her ak için
seni bir kez daha seviyorum.
SAÇLARINA DÜŞMÜŞ AKLAR – ZEYNEP KIVANÇ
Yorum Yaz