sv

🇹🇷 CUMHURİYETİMİZ

28 Ekim 2026 12:07

✨✨️ “Efkar ettiğimiz, memleketin halidir. Sanmam hemşerim sanmam, bundan acısı olsun” diyordu yıllar, yıllar önce Cahit Sıtkı Tarancı.. Günümüzde yaşananlara bakılırsa, “varmış daha acısı” diye düşünüyor insan..

Asırlardır tarihimize yazdırdığımız sayısız kahramanlıklar ve zaferlerin yanısıra; saygı, sevgi, merhamet, vefa gibi insani duygularımızla dünyaya örnek olmuş, bu duygularla kenetlenmiş bir milletin çocuklarıydık. Bugün yaşadığımız gelişmeler, tanık olduğumuz olaylar, bizleri her geçen gün daha büyük dehşete ve endişeye düşürüyor.

Neler oluyor bize?.. Yitirdik mi tüm güzel değerlerimizi? Saygı saygısızlığa, sevgi sevgisizliğe, merhamet merhametsizliğe, vefa vefasızlığa dönüştü..

Bugün, aldığımız her huzurlu nefesi borçlu olduğumuz Atatürk’e yapılan vefasızlıklar, onu her anmamızda, yüreğimizde mutluluk yerine, yangınlarla dağlanan bir minnet duygusu uyandırıyor.

Halbuki Atatürk, Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşımızı örgütlemeseydi, İstanbul’da ünlü bir paşa olarak yine itibar içinde yaşar, çok daha rahat şartlarda bir hayat sürerdi. Ama O, kendi rahatını değil, milletini düşündü. Cumhuriyet ilan edilip, devrimler gerçekleştirildikten sonra, “acaba halk bu devrimlerden hoşnut mudur?” diye soranlara Atatürk; “Ben onları kulluktan vatandaşlığa yükselttim” cevabını vermiştir. Fakat içimizde yine kul olup, el etek öpmek isteyenler var oldukça, bizler için gösterilen çabaların değerini hiçbir zaman anlamayacağız. Adımızı bu kez de, “fevasızlar”, hatta “nankörler” olarak yazdıracağız insanlık tarihinin sayfalarına.

Son yıllarda; “maalesef Cumhuriyet, bir kültür devrimi olarak bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünme setlerimizi yok etmiştir.” düşüncesini savunanların dönemine geçiş yaptığımız buruk bir Cumhuriyet haftasını daha idrak ediyoruz.

Bir millet açısından asıl maalesef denilecek husus, kendi dilini, kültürünü inkar ve tenkit ederek, bir çeşit ayrıştırma yoluna giden kimselerin varlığıdır.

Kendilerine, onurla ve özgürce yaşayabileceği, herkesle eşit haklara sahip, emeğinin ve alnının terinin karşılığını alabileceği blr vatan bırakanlara karşı hâlâ, bugün de bitmeyen ya da sonradan monte edilen blr kinle, blr “hak ve batılın savaşını” verdiklerini iddia edenler, tarihi gerçeklere iyi bakarak, neyin Hak, neyin Batıl olduğunu, bu savaşın aslında nasıl verildiğini, nasıl sürdürülmesi gerektiğini öğrensinler.

Yanlışa düşmek, yalana hizmet etmektir. Millet fertleri arasında yayılacak husumet, en büyük yok edici güçtür. Hiçblr millet bölünmeyi ve yok edilmeyi istemezken, biz neden bölünelim, niçin ve kimler için yok olmaya giden yola hizmet edelim?..

Çok iyi düşünülmeli..

Bugün, bu yolda örselenmiş ve hırpalanmış olan Cumhuriyetimizin, yitip giden milli değerlerimizin ardından, şimdi blr yürek burukluğu bize kalan..

Sadece 103. yılımızı değil, geçtiğimiz yıllar içinde tüm milli bayramlarımızı coşku ve mutluluk duyguları yerine, yüreğimizi saran hüzünlerle idrak ediyoruz. Öyle ya, nasıl kutlayalım bayramlarımızı?..

Mustafa Kemal ATATÜRK ve bu ülkeyi kuran insanların canını dişine takıp özveriyle çalışarak, adeta nakış nakış işler gibi gelecek nesillere tüm imkanları sunarak yoktan var ettiği güzel ülkemizde bugün; herşey sadece oy ve iktidara endekslenip bütün insani değerler ayaklar altına alınmamış gibi, ülkemiz insanları birlik beraberliğini kaybetmemiş gibi, tüm kazanımlarımız heba olup ekonomimiz çökmemiş gibi, kapanan fabrikaları, iş bulamayan gençleri, ümitsizlikten intihar eden insanlarımızı, yakılıp yıkılan ormanları, çöken tarımı, yiten hayvancılığı, satılan topraklarımızı unutmuş, adım adım ilerlemekte olan karanlığı görmüyormuş gibi yaparak, vatan borcunda yitip giden gencecik hayatlara yanmayarak, tüm Cumhuriyet değerlerimizin ve ATATÜRK’ün adının silinmeye, unutturulmaya çalışıldığı bu ortamda, yoktan var edilen ülkemizin vardan yok edildiğini izleyerek, alabildiğine mutlu, coşkulu ve yüzümüzde gülücüklerle, hiçbirşey olmamış gibi mi kutlayalım?

Milletlerin şanlı geçmişi ile övünme, aydınlık geleceği için umutlanma, millet olmanın sevinciyle, birlik ve beraberlik içinde idrak edilen mutluluk ve coşku günleri olması gereken bayramlarda, içimizdeki burukluğa rağmen, yine de bu ülkenin temellerini sağlam atan o aziz insanlar sayesinde umudumuzu korumak istiyoruz.

Çünkü bu millet ATATÜRK devrimlerini yaşadı. Vatandaş olmanın, uygar yaşamın nimetlerini unutmayacak ve elinde olan değerlere elbet sahip çıkacaktır. Er ya da geç; hastalıktan sonra şifa bularak sağlığının değerini daha çok bilen ve koruyan insanlar misali, CUMHURİYET’ine ve ATA’sına da sahip çıkacaktır. Çünkü şifa bulmanın reçetesi de yine onlarda, yaptıkları işlerle bizlere sağladığı nimetlerde, bıraktıkları mirasta saklıdır.

Türk Milletinin şimdi çok önemli bir görevi var. Manşetlerine “zulüm 1938’de sona erdi” diye yazanlara inat, Atamıza şimdi her zamankinden daha fazla sahip çıkmak ve ona her zamankinden daha fazla layık olabilmek. Onun yolunun zulüm değil, hepimiz için blr kurtuluş yolu olduğunu anlatabilmek..

Bizler, Atatürk ve Cumhuriyetimize, kültürümüze, dilimize, alfabemize, lügatımıza ve tüm düşünce sistemlerimize sonuna kadar sahip çıkarak, herşeye rağmen her ortamda devamını sağlamayı kendine düstur edinmiş kişiler olarak, milletimiz arasında oluşacak herhangibir ayrılığa meydan vermeyeceğiz. Bunun için de vatanımızı ve milletimizi sonuna kadar sevmeye ve korumaya devam edeceğiz.

Cumhuriyetimizin 103. Yılı kutlu olsun.

#NEMUTLUTÜRKÜMDİYENE.. 🇹🇷🇹🇷

(✍️İlknur)

Bu Eseri Paylaş:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki içerik:

🇹🇷 CUMHURİYETİMİZ

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co