
LEYLA’MA, GÜL KOKULU SEVDİĞİME…
Leylâ’m,
Bilmezsin, bu gece nasıl uzadı sensizliğin içinde. Güneş battı, gökyüzü karardı, yıldızlar bir bir uyandı; ben kayalığın üzerinde bir tek senin hayalinle baş başa kaldım. Her yıldızda gözlerini aradım, her esen rüzgârda saçlarının kokusunu duymaya çalıştım. Gecenin karanlığı çöktükçe içimdeki hasret aydınlandı, gönlümdeki yangın büyüdü de büyüdü.
Güneş ufkun ardına çekilirken sanki benim de bütün umutlarım onunla birlikte kayboldu. Sonra kendime seni hatırlattım. Dedim ki, Mecnûn, sabret! Belki sabah olur, belki bir anlığına da olsa Leylâ’nın yüzünü görürsün. İşte o düşünceyle tutundum geceye. Seherin serinliğini bekledim, yıldızların sönmesini, karanlığın çekilmesini ve sana kavuşamasam bile seni uzaktan görebilmeyi diledim.
Bilirsin, ben artık kendime hükmedemiyorum. Kalbim senden yana, aklım sende, gözlerim seni arıyor. İnsan bir kez severmiş, ben seni bin ömürlük sevdim. Bir kez özlermiş, ben seni her nefeste yeniden özledim. Adını anmadığım bir anım, hayalini kurmadığım bir gecem kalmadı.
Seher vakti, gizlice bahçenize girdim. Ağaçların arasına saklandım. Etraf güllerle doluydu, Leylâ’m. Her gülün kokusunda seni aradım. Fakat hiçbir gül senin kadar güzel kokmadı, hiçbir çiçek senin kadar içimi titretemedi. Güller açmıştı ama benim gönlümde senin yokluğundan başka hiçbir şey yeşermiyordu.
Bir ezan sesi yükseldi uzaklardan. Ellerimi açıp Rabbime yalvardım. Seni görebilmeyi diledim. Ama inan, yalnızca seni görmek değildi duam; seni gördüğümde kalbimin dayanmasını, gözlerimin ele vermemesini, ayaklarımın sana doğru koşmamasını da istedim. Çünkü ben seni uzaktan görmeye bile razıydım, yeter ki varlığından haberdar olayım.
Zaman geçti, Leylâ’m. Kuşlar uyandı, kapılar açıldı, insanlar güne başladı. Ama benim dünyam hâlâ gecedeydi. Her sesle irkildim, her gölgede seni aradım. Sabahın ilk ışıkları bahçene düşerken birden seni gördüm.
Ah, Leylâ’m!
Sanki bütün gece boyunca çektiğim acılar bir anlığına sustu. Zayıflamıştın, incelmiştin; fakat güzelliğin daha da derinleşmişti. Yüzünde bilmediğim bir hüzün, gözlerinde anlatamadığın bir hikâye vardı. Seni öyle görünce anladım ki yalnızca ben değil, sen de bir şeylerin ağırlığını taşıyordun.
İçimden sana koşmak geçti. Adını haykırmak, ellerine dokunmak, başımı dizlerine koyup bütün gecelerimi anlatmak istedim. Fakat olduğum yerde kaldım. Çünkü bazen insan en çok sevdiğine yaklaşamaz; korktuğundan değil, sevgisinin ona zarar vermesinden korktuğundan.
Sen bahçende yürürken ben ağaçların arasında ömrümü seyrettim. Belki beni görmedin, belki de hissettin, bilmiyorum. Ama bilmeni isterim ki o sabah ben yalnızca seni görmedim, Leylâ’m; ben yeniden yaşamayı hatırladım.
Şimdi sana soruyorum sevdiğim: İnsan, bir yüzü görerek nasıl bütün bir ömrü göze alabilir? Bir bakış nasıl olur da gecelerce süren bir duaya dönüşür? Bir insan, başka bir insanın varlığıyla nasıl hem yanar hem de o yangında huzur bulur?
Ben cevabını biliyorum.
Çünkü sen benim Leylâ’msın. Ben ise adını kalbine yazmış, silmeye gücü yetmeyen Mecnûn’um.
Belki yollarımız birleşmeyecek, belki ellerimiz hiçbir zaman birbirine değmeyecek. Belki de bu sevda, iki ayrı kalbin içinde sessizce büyüyüp gidecek. Ama şunu unutma: Benim sana olan sevgim, kavuşmanın şartına bağlı değil. Seni görmekle çoğalmıyor, görememekle de eksilmiyor.
Sen bir bahçede gül açarken ben çöllerde kuruyabilirim. Sen güneşin altında yürürken ben gecenin karanlığında kaybolabilirim. Fakat hangi mevsim geçerse geçsin, hangi yıldız gökyüzünden düşerse düşsün, benim gönlümde senin adın hep aynı kalacak.
Bir gün bu mektup eline ulaşırsa, bil ki onu yazan eller çoktan titremiş, onu yazan gözler çoktan ağlamıştır.
Bil ki Leylâ’m, ben seni yalnızca güzelliğin için değil, yokluğunda bile içimde yaşattığın o tarifsiz his için sevdim.
Güller solabilir, sabahlar geçebilir, yıldızlar bir gün gökyüzünden çekilebilir.
Ama benim içimde sana ayrılmış o yer var ya, sevdiğim…
Oraya senden başkası hiç uğramadı.
Senden başkası da hiç uğramayacak.
Hasretinle yaşayan, adınla nefes alan Mecnûn’un.
MECNUN’DAN LEYLA’YA MEKTUP VAR 3 – ZEYNEP KIVANÇ
Yorum Yaz