
İpek Eren henüz 17 yaşındaydı…
Saçlarım örülüydü. Annemin çiçekli fistanlarından birini giymiştim. İçimde büyümeye hazırlanan bir çocuk, gözlerimde henüz yaşanmamış hayatın hayalleri vardı.
Karanlığın bir gün gelip bütün ışığımı söndüreceğini hiç düşünmemiştim. Bir gün kendimi o karanlığın içinde bulacağımı, çıkış yolunu ararken kendimden uzaklaşacağımı bilmiyordum.
Kendimi bulmak istedim. Sesimi duyurmak, yeniden çocuk olmak, annemin yanına koşmak istedim. Ama karanlık büyüdü, ben küçüldüm. Hayallerim sustu, içimdeki çocuk korkuyla baş başa kaldı.
Oysa ben daha on yedi yaşındaydım…
Yaşayacak günlerim, kuracağım hayallerim, giyeceğim nice çiçekli elbiselerim vardı. Saçlarımda annemin ellerinin sıcaklığını, yarınlarımda özgürlüğün güzelliğini taşımak istiyordum.
Saçlarımı keserken çantamın içine koydular ve o çantamda annemin kokusu, bütün hayallerim duruyordu…
İpek Eren henüz 17 yaşındaydı-HALİSE AYDOĞDU
Yorum Yaz